İDARECİNİN YANINDA ÇALIŞANLARI DENETLEMESİ (2)


Önce ona bir ceza verirsin. Sonra ihanet edip zimmetine geçirdiği malı ondan alırsın. Sonra da onu bir çöplüğe dökersin. Hıyanet ehli biri olduğunu açıklarsın ve işlediği suçun utancını onun boynuna geçirirsin."1818 Hz. Ali her idarecinin emri altındaki memurlarını denetlemesi gerektiğini söylemektedir. Bu denetim mekanizması düzenli işlerse, idari işlerde hata çok az olur. Dürüst, ahlaklı ve namuslu ailelerden seçilen idarecilerin maaşları yüksek tutulur ve düzenli olarak denetlenirlerse rüşvet, hırsızlık v.b. istenmeyen olaylar da en aza indirilebilir. Memurların denetleme işi de yine vefalı ve dürüst kimseler tarafından yapılmalıdır ki, yanlışlıklara fırsat verilmesin. Bütün bunlara rağmen vali, memurları içinde ihanet eden birine rastlarsa, o takdirde onu halka açıklayıp deşifre etmesinde bir sakınca yoktur. Bütün bunlar halkın zulme uğramaması malının haksız yere yenmemesi, Müslümanların ve tüm tebaanın huzur içinde yaşayabilmesi içindir. Hz. Osman döneminde yaşanan acı olayları, atanan valilerin nasıl ehliyetsiz kişiler olduklarını düşünürsek Hz. Ali'nin sözlerinin doğruluğu daha iyi anlaşılır. Ona göre idareciler, memurlarını iltimasla veya akrabalık, yakınlık bağını esas alarak seçmemelidir. Böyle davranmak Hz. Ali'ye göre "zulüm ve ihanetin şubeleridir." Kendisi halife olarak valileri atarken akrabalık bağını değil, İslâm'daki samimiyet ve dirayetlerini, ilim, takva, ihlâs ve dürüstlük gibi vasıflara sahip olmalarını esas almıştır. Valilerden de memurlarını tayin ederken aynı ölçüyü esas almalarını istemektedir. "İnsanlar içinde zâlime zulmünde, günahkâra cürümünde yardım etmeyen hayırlı kişiler bulmalısın. Allah şöyle buyurur: "İyilik ve takva üzere yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın."1819 1818 Ahdname: 29-30, Şerh-i Nehcü'l-Belağa s. 616 1819 Maide, 5; Ahdname:14
Scroll to top