ADALET (3)
Hz. Ali halifeliği döneminde kendisi hakkında yapılan bir şikâyet üzerine Şureyh'in başkanlık ettiği mahkemeye çıkmıştı. Ve Hz. Hasan'ı şahit olarak getirmişti. Şureyh, evladın babası lehine şahitlik edemeyeceğini söyleyerek Hz. Hasan'ın şahitliğini reddetti. Hz. Ali adil hâkimin kararını çok beğendi ve 100 dirhem olan maaşını 500 dirheme çıkardı.1798 Hz. Ali kadı Şureyh'e "konuşmadığın sürece dilin senin kölendir. Konuştuğunda sen onun kölesi olursun. Dolayısıyla ne hüküm verdiğine, ne hakkında hüküm verdiğine ve nasıl hüküm verdiğine dikkat et" derdi.1799 Hz. Ali, kendi aleyhine bile olsa tayin ettiği kadıların adaleti yerine getirmelerine büyük önem vermiştir. Kufe'ye kadı olarak atadığı Şureyh şu olayı anlatıyor: "Ali, Sıffin'de zırhını aradı, bulamadı. Savaş bitip Kufe'ye geri döndükten sonra bir Yahudi'nin zırhı pazarda sattığını gördü. Yahudiye, "Bu zırh Benim zırhım, onu ne sattım ne de hibe ettim" dedi. Yahudi ise, "O zırh benim ve benim elimde" diye cevap verdi. Hz. Ali, "Haydi kadıya gidiyoruz" dedi. Kadı Şureyh'e gittiler. Hz. Ali, "Bu Yahudi'nin elindeki zırh bana ait, onu ne sattım, ne de hibe ettim" dedi. Şureyh, "Delilin var mı" diye sordu. Hz. Ali "Evet, Kamber, Hasan ve Hüseyin bu zırhın bana ait olduğuna şahadet ederler"o dedi. Şureyh, "Çocuğun babası lehine şahitliği caiz değildir" dedi. Hz Ali, "cennet ehli olan birinin şahadeti caiz olmaz mı?" diye sordu. Baştan beri olayı izleyen yahudi, "Mü'minlerin Emiri beni kendi davalısı olarak kadının huzuruna çıkarıyor ve kadı onun aleyhine hükmediyor. Ben şahadet ederim ki bu din haktır. Zırh senin zırhın. Sen Sıffin Savaşı'na giderken gece vakti deveden düşmüştü. Ben de 1798 Hamidullah, İslam Peygamberi c. 2, s. 192, Bakır, İktisadi ve İdari Yönden Hz. Ali Dönemi s. 239 1799 Kenzu'l-Ummal, 14433
