HZ. ALİ’NİN DEVLET İDARECİLİĞİ (3)
Bu nedenle Kur'an-ı Kerim'de açıklanan farzlara uymayı, sünnet-i seniyye ile olgunlaşıp kâmil bir insan olmayı ilke haline getirmelisin. Zira huzur ve mutluluk ilahî ahkâma sıkı sıkıya bağlanmaktan geçer. En düşük derecelere (esfel-i safıline) düşmek ise, itikadi hükümleri inkâr etmekle olur. Öte yandan Allah'ın günahsız kullarına el uzatmak, tatlı sözlerle onlara güven vermek, onları ciddiye almak ve ruh temizliği ile güçlendirmek gerekir. Zorbaların üzerine cesaretle giderek onları önce dil ile uyarmak, sonra el ile müdahale etmek, daha sonra da içten tepki göstererek din-i mübîne yardım etmek gerekir. Zira Yüce Allah, İslam dinine yardım edenlerin başarılı ve onurlu olacaklarım vaat etmiştir. `Ey inananlar, eğer siz Allah'a (ın dinine) yardım ederseniz (Allah da) size yardım eder; ayaklarınızı (hakkı koruma yolunda) sağlam tutar.'1684 O halde haklı olduğun davada Allah'tan başka hiç bir kimseden korkman gerekmez. Basit gibi görünen ancak dinî hükümlere ters düşen şeylere yönelip isyan eden nefis atını, kement bağı ile bağlamalısın. Allah buyurur ki: `Nefis daima kötülüğü emredicidir. Meğer Rabb'imin esirgediği bir nefis ola, Rabb'im bağışlayan esirgeyendir.'1685 Cenab-ı Hakk'ın rahmetinden uzaklaşan kişi, yasaklanan lezzetlere yönelir ve kötü işler yapma gayreti içine girer.1686 Ey Mâlik! Bilmiş ol ki, uhdenize verilen Mısır'da, senden önce adi ve zâlim birçok devlet adamı hüküm sürmüştür. Nasıl ki, senden önce Mısır'da görev yapan valilerin ve hükümdarların icraatlarına bakıp onları eleştiriyorsan, halk da şimdi senin yaptığın işlere bakarak seni eleştireceklerdir. Eğer halk, hayırlı ve yararlı işler yaptığına inanırsa, hem seni sâlihler zümresinden sayar, hem de dilden dile dolaşan güzel sözlerle tutum ve davranışının iyi olduğu1684 Muhammed, 7 1685 Yusuf, 53 1686 Ahdname: 4
