HZ. EBU TÂLİB’İN İMAN ETMEDİĞİNE DAİR BAZI İDDİALAR (3)
etmiyor ve şöyle diyor: "Ebu Tâlib Hicret'ten önce ölmüştür. Bu ayetler ise Medine'de nâzil olan son ayetlerdendir." 1608 Ehl-i Sünnet yoluyla nakledilen bazı rivayetlerde yer aldığı üzere Resulüllah'a (s.a.v), "Acaba Ebu Talib'e bir yararın dokundu mu, zira o Seni himaye ediyor ve Senin için müşriklere gazab ediyordu" diye sorulunca şöyle buyurdu: "Evet, Ebu Tâlib topuklarına kadar ateşten bir çukur içindedir. Eğer Benim şefaatim olmasaydı muhakkak o cehennemin en derin çukurunda bulunurdu."1609 Bu hadis de önceki hadis gibi uydurulmuştur. Seyyid Fehhar'ın naklettiği dört rivayette İmam Rıza (a.s) ve İmam Sâdık (a.s) bu hadisi reddetmiş ve onun yalan olduğunu açıklayarak Ebu Tâlib'in iman etmiş olduğunu söylemişlerdir. 1610 Bu hadisin senedini Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğu da kabul etmemişlerdir. 1611 Bu hadiste şefaat meselesi söz konusudur. Rivayetlerden de anlaşıldığı üzere şefaat muvahhidlere yani mü'minlere mahsustur. Yani şefaat şehadete bağlıdır. Dolayısıyla kâfirlere şâmil olmaz.1612 Buna binaen tevhidi şehadet olmadığı takdirde Peygamber kimseye şefaat edemez ve azabının azalmasını istemez. Dolayısıyla bu hadisi kabul etmek mümkün değildir. 1608 Keşşaf, c. 2, s. 315 1609 Sahih-i Buhari, c. 5, s. 130 1610 El-Hüccet âlâ'z-Zahib, s. 82-85 1611 El-Gadir, c. 8, s. 23 1612 Tergib ve Terhib, c. 4, s. 437
