SELMAN’IN MÜSLÜMAN OLUŞU (2)


Daha sonra Selman Amuriye'ye gelen bir Medine kervanına katılır. Ancak kervandakiler onu köle olarak bir yahudiye satarlar. Daha sonra efendisi onu Medine'ye götürür. Selman olayların gelişmesini şöyle anlatıyor: "Ben bir gün hurma bahçesinde çalışırken biri geldi ve şöyle dedi: `Kuba'da Mekke'den gelen ve peygamberlik iddiasında olan bir şahsın etrafında halk toplanmıştır. Ve O'nun peygamber olduğunu söylemektedirler.' Ben akşam üzeri bir avuç hurma alarak O'nun yanına gittim. Ve hurmaları kendisine takdim ettim. Sadaka olduğunu söyledim. O bunları etrafındakilere ikram etti ancak Kendisi yemedi. Ben o anda papazın `O sadaka yemez' sözünü hatırladım. Ertesi gün yine bir avuç hurma aldım O'nun yanına gittim, şöyle dedim: `Sizin sadaka yemediğinizi gördüm. Bunlar hediyedir, buyurun' dedim. Allah Resulü hurmaları aldı ashabına ikram ettikten sonra Kendisi de onlardan yedi. O zaman kendi kendime, `Bu papazın söylediği ikinci alamettir' dedim. En son olarak iki omzunun arasında nübüvvet mührü olup olmadığını anlamaya çalıştım. Resulüllah Baki Mezarlığı'nda bir cenazeye katılmıştı, o sırada ridası düştü ve ben iki omzunun arasındaki nübüvvet mührünü gördüm. Hemen koşup omzunu, ellerini ve ayaklarını öpmeye başladım. O, `Ne oluyor sana?' buyurdu. Ben de duyduklarımı Kendisine anlattım. O zaman Peygamber şöyle buyurdu: `Ey Selman! Ne pahasına olursa olsun sahibinle özgürlük anlaşmasını yaz, imzala ve özgürlüğünü kavuş.' Sahibim 300 hurma ağası, 40 altın karşılığında özgürlüğümü
Scroll to top