EBU EYYUB’UN HZ. OSMAN’A İTİRAZLARI (2)
"Allah'a yemin ederim ki, bir gün Resulüllah'ın huzurundaydım. Ali O'nun sağ tarafında ben de karşısında oturmuştum. O sırada kapının hareket ettiğini gördük. Resulüllah Enes'e, `Bak kapıda kim durmuş?' buyurdu. Enes kapıyı açtı ve `Ammar b. Yâsir' dedi. Bunun üzerine Resulüllah, `Kapıyı soyu temiz ve pakzade Ammar'a açıver' dedi. Enes kapıyı açtı Ammar içeri girerek selam verdi. Resulüllah Ammar'ın selamını aldı ve ona, `hoş geldin' dedi. Sonra buyurdu ki: Ey Ammar, yakında Benden sonra ümmetin arasında ihtilaf çıkacak, çekişmeler meydana gelecektir. Öyle ki, kılıçlarla birbirlerine saldırıp birbirlerini öldüreceklerdir. Birbirlerinden uzak duracaklardır. Bu durumda sen sağ tarafımdaki şu adamla yani Ali'yle birlikte ol. O durumda insanların hepsi bir yolda gider de Ali tek başına başka bir yolda hareket ederse bütün insanların yolunu bırak Ali'nin yolundan git. Ey Ammar, bil ki Ali seni hidayet yolundan saptırmaz. Ey Ammar, Ali'ye itaat Bana itaattir, Bana itaat de Allah'a itaattir." 1476 Ebu Eyyub, Cemel Savaşı'nda da büyük kahramanlıklar göstermiştir. Sıffin Savaşı'ndan dönerken Müslümanlardan bir grup Ebu Eyyub'un yanına geldi. Ve şöyle dedi: "Sen ki Allah Resulü'nü evinde ağırlamak şerefine nail oldun. Şimdi de gelip lailahe illallah diyenlerle savaşmaya mı geldin?" Ebu Eyyub şöyle dedi: "Bir önder halkını aldatamaz. Resulüllah bize Ali'nin safında üç grupla savaşmamızı emretti. Onlar Nakisin, Kasitin ve Marikindirler. Nakisin (biatini bozanlar), Cemel Savaşı'nı meydana getiren Basra'da savaştığımız Talha ve Zübeyr'dir. Kasitin (hak ve adaletten sapanlar) şimdi kendileriyle savaştan döndüğümüz Muaviye 1476 Biharü'l-Envar, c. 32, s. 315, 316
