EBUZER’İN REBEZE ÇÖLÜNDE VEFAT ETMESİ (2)
ile Allah Resulü'nün yanındaydım. O, bize bakarak şöyle buyurdu: `İçinizden biri ıssız bir çölün düzünde, insanlardan uzak bir şekilde ölecek ve bir grup mümin gelip onu defnedecektir.' O gün o toplantıda benimle bulunanların hepsi insanların yaşadığı kalabalık yerlerde vefat etmiştir. Onlardan yaşayan bir tek ben kaldım, bu yüzden Allah Resulü'nün haber verdiği kimse hiç şüphesiz ki benim. Ben öldükten sonra Irak hacılarının yolu üzerinde otur. Çok geçmeden müminlerden bir grup gelecektir. Benim ölümümü onlara haber ver. Onlar gerekeni yapacaklardır." Eşi, "Artık kervanların geçme zamanı sona erdi" diyerek ümitsizliğe kapıldı. Ancak Ebuzer, "Sen yolu gözle. Allah'a and olsun ki, ne ben yalan söylüyorum, ne de bana haber veren yalan söylemiştir." Bu onun son cümleleriydi. Ardından Hakkın rahmetine kavuştu. 1463 Az sonra Ebuzer'in dediği gibi uzakta bir kafile belirdi. Bu kafilede Abdullah b. Mesud, Hucr b. Adiyy ve Mâlik b. Eşter gibi büyük şahsiyetler vardı. Abdullah b. Mesud değerli dostunu vefat etmiş görünce gözyaşlarına engel olamadı. Ve şöyle dedi: "Evet, Allah Resulü doğru söylemiştir. Sen yalnız yaşar, yalnız ölür ve yalnız dirilirsin mezarından." Daha sonra namazını kılıp, Ebuzer'in aziz bedenini defnettiler.1464 1463 Usdü'l Gabe, c. 1, s. 302; Tabakat-ı İbn-i Sa'd, c. 4, s. 233; Hilyetü'l Evliya, c. 1, s. 302 1464 Ed-Derecatü'r-Rafia, s. 252
