TALHA VE ZÜBEYR’İN ANLAŞMAZLIĞI (4)
girişmeden biz başlamayacağız. Allah'ın izniyle salah olanı fesada tercih edeceğiz. Kuvvet ve kudret ancak Allah'tandır."1317 Bu konuşma Hz. Ali'nin hadiseye bakışını gözler önüne sermektedir Yol boyunca Talha ve Zübeyr'e de pek çok mektup yazan Hz. Ali, onları fitneye alet olmamaları için uyardı. Ancak Hz. Ali'nin, bu barış çağrılarına hiçbiri olumlu bir cevap vermedi. Bunun üzerine İmam Ali askerlerine şu çağrıyı yaptı: "Karşı taraf aleyhine bir mazeret ortaya konulmadan ve kesin bir kanıt sunulmadan hiç kimse ok fırlatmasın. Taş atmasın, mızrak saplamaya kalkmasın."1318 Hz. Ali, Talha ve Zübeyr'le görüştü ve onlara şöyle dedi: "Sizin silahlar, süvariler, piyadeler hazırladığınızı görüyorum. Keşke Allah katında ileri sürebileceğiniz bir mazeret hazırlasaydınız. Allah'tan korkun, yününü sağlam eğirdikten sonra onu çözen kadın gibi olmayın. Ben sizin dinde kardeşiniz değil miyim? Siz Benim kanımı haram, Ben sizin kanınızı haram saymıyor muydum? Sizin Benim kanımı helal saymanıza sebep olan ne?" Sonra Talha'ya hitaben şöyle dedi: "Sen kendi karını evde bırakıp Peygamber'in eşini savaşa mı getirdin? Sen Bana biat etmedin mi?" Sonra Zübeyr'e şöyle dedi: "Biz seni Abdülmuttaliboğulları'ndan sayıyorduk. Şu kötü oğlun Abdullah büyüyünce aramızı ayırdı". Ardından şöyle dedi: "Ey Zübeyr! Hatırlıyor musun Peygamber'le beraber Ben-i Ganem bölgesine uğramıştın. Peygamber Bana baktı ve güldü. Sen de O'na güldün ve dedin ki: "Ebu Tâlib'in oğlu kibrinden vazgeçmiyor". Resulüllah şöyle dedi: "Onda kibir yoktur. Ama sen O'nunla haksız yere savaşacaksın". Zübeyr b. Avvam: "Evet söylediğin gibidir" dedi. Ve bu konuşmadan sonra savaş alanını terk ettiği rivayet edilir. 1319 1317 Taberi, Tarih, c. 5, s. 519 1318 Mürucu'z-Zeheb, c. 2, s. 270; El-İmame Ve's-Siyase s. 91. 1319 Mürucu'z-Zeheb, c. 2, s. 270; El-İmame Ve's-Siyase s. 91
