HZ. ALİ’NİN KUR’AN’INDA SÛRELERİN TERTİBİ (2)


makamına haiz kimselerin (on iki imamın) birbirlerine miras bıraktıkları ve onu hiç kimseye göstermedikleri belirtilmiştir. Daha önce İbn-i Sirin'in bu kitabı araştırdığını ancak ulaşamadığını ifade etmiştik. İbn-i Ebi Nasr Bezenti'den şöyle rivayet ediliyor: "İmam Rıza, Kûfe'ye doğru götürülürken benim yanıma bir Mushaf gönderdi. Onu açtığımda "Beyyine" sûresini onda gördüm. Çok geniş yazılmıştı. Kureyş'ten yetmiş kişinin, adının babalarının adlarıyla orada yazılı olduğunu gördüm. Bir müddet sonra İmam'ın, kitabı geri istediği haberini aldım."1207 Bir rivayet de şöyle nakledilmiştir: "Mushafların çeşitliliği, Osman zamanında bir hayli arttığı için, Talha, Hz. Ali'den önceleri halka sunmuş olduğu Kur'an'ı niçin tekrar halka sunmadığını sordu. Hz Ali bu soruyu cevapsız bıraktı. Talha soruyu tekrar etti. O zaman İmam şöyle buyurdu: `Ey Talha! Kasıtlı olarak cevap vermedim. Acaba halkın bu okuduklarının hepsi Kur'an mıdır, yoksa Kur'an'dan olmayan bir şey var mıdır?' Talha, `Hepsi Kur'an'dandır' dedi. İmam, `Eğer bu kitabı alıp, amel edecek olursanız, ateşten kurtulmuş ve cennettekilere karışmış olursunuz' dedi. Talha, `O zaman Kur'an bize yeterlidir' dedi."1208 Burada akla şöyle bir soru gelebilir: İmam Ali halife olduktan sonra neden kendi yazdığı Kur'an'ı halka sunup, onları bunu okumaya davet etmedi? Hz. Ali, Hz Osman tarafından çoğaltılan Kur'an'ı bir mânâda onaylamıştı. Dolayısıyla halkın arasında gruplaşmalara yol açabilecek şeylerden uzak durmaya büyük özen gösteren Hz. Ali Kur'an'ın çoğaltılması işinde de aynı yolu izlemiş ve tefrikalara yol açmaması için kendi tertip ettiği Kur'an'ı halka sunmamıştır. 1207 Kuleyni, el-Kâfi, c. 2, s. 631; Biharü'l Envar, c. 92, s. 54 1208 Kitab-ı Selim b. Kays, s. 110; Biharü'l Envar, c. 92, s. 42
Scroll to top