HZ. FÂTIMÂ’NIN VEFATI
Allah Resulü'nün vefatından sonra Hz. Fâtımâ oldukça sıkıntılı günler geçirdi. Çoğu zaman Resulüllah'ın kabrini ziyaret ederek, hüngür hüngür ağlardı.1171 Öyle ki, Hz. Ali, Baki Kabristanı'na Fâtımâ için Beytü'l Ahzan (Hüzünler Evi) olarak anılan çardağı yapmak zorunda kalmıştı. Hz. Fâtımâ her gün erkenden yanına Hasan ve Hüseyin'i de alarak oraya gider, akşama kadar kabirlerin arasında dolaşarak ağlardı. Akşam olunca İmam Ali gider ve onları eve getirdi. Hz. Fâtımâ hastalanıncaya kadar bu böyle sürdü.1172 Hz. Fâtımâ bir yandan Allah Resulü'nden ayrılmanın ıstırabı, diğer yandan yaşadığı sıkıntı ve eziyetler sebebiyle yatağa düştü. Hicret'in onbirinci yılında, cemaziyülevvel ayının 13'ünde veya cemaziyülahir ayının 3'ünde Allah Resulü'nün vefatından 75 veya 95 gün sonra dünyadan göçtü. 1171 Beytü'l-Ahzan, Kummi, s. 137; Muntehe'l-Amal, s. 163; Kenzü'l-Fevâid, s. 360 1172 Biharü'l-Envar, c. 43, s. 177-178; Beytü'l-Ahzan, Kummi, s. 138
