HZ. FÂTIMÂ VE AİLESİNİN HUMUS HAKKINDAN MAHRUM KALMASI (2)
(Suyuti Durr'ül Mensur'da, İmam Salebi Keşf'ulBeyan tefsirinde, Zemahşeri Keşşaf'ta humus haklarının ellerinden alındığı bahsini işlemektedirler). "Ömer şöyle diyor: "Hz. Fâtımâ (a.s.) halifeden Fedek'i ve Peygamber ailesinin payını istediğinde halife bunları O'na vermedi." Enes bin Mâlik şöyle rivayet ediyor: "Fâtımâ (a.s.), halifenin yanına geldi ve Peygamber ailesinin payı olarak tayin edilmiş olan humus hakkındaki ayeti okudu. Halife ise şöyle dedi: `Senin okuduğun Kur'an'ı ben de okuyorum. Asla yakınların hakkı olan payı size veremem. Ama bununla sizin zaruri ihtiyaçlarınızı karşılamaya ve geri kalanı Müslümanlar arasında taksim etmeye hazırım.' Hz. Fâtımâ (a.s.) şöyle cevap verdi: `Allah'ın hükmü bu değil. Humus ayeti nâzil olduğunda Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: Muhammed hanedanına müjdeler olsun. Allah (fazlı ve keremiyle) onları güçlü ve zengin kıldı.' Halife dedi ki: `Ben Ömer ve Ebu Ubeyde'ye danışacağım. Eğer onlar da Senin bu görüşünde muvafakat ederlerse, bu payı Sana vereceğim.' O, ikisinden sual olduğunda onlar halifeyi te'yid ettiler. Hz. Fâtımâ (a.s.) ise bu duruma çok şaştı ve onların bu konuda hemfikir olduklarını anladı."1163 Hz. Ebu Bekir burada ayetle sabit olan bir konuda içtihat yapmış ve yanılmıştır. İslam akaidinde bir konu hakkında ayet varsa o geçerlidir, eğer ayet değil de hadis söz konusu ise o hadisin üstüne söz söylenmez. Denilen şekilde hareket edilir. Sadece, onun uygulaması, anlaşılması için içeriğini değiştirmeden yorumlar yapılabilir. 1163 Şerh-u Nehcü'l Belağa, İbn-i Ebi'l Hadid, c. 16, s. 230-231
