HZ. EBU BEKİR’İN HZ. FÂTIMÂ’YA CEVABEN MESCİDDE YAPTIĞI KONUŞMA (4)
bağış olduğu hakikatini apaçık görmezden gelerek bu hakikat için Fâtımâ'dan şahit istemiştir. Hz. Fâtımâ şahitleri getirmiş, ancak halife bu kez şahitleri muteber kabul etmemiştir. Ancak Hz. Ebu Bekir, aynı uygulamayı başkaları için yapmamış, benzeri meselelerde başkalarından şahit istemek gereğini duymamıştır Buhari'de şu rivayetleri görüyoruz: Ala-i Hazremi tarafından Medine'ye bir miktar mal getirildiğinde, Ebu Bekir halka şöyle bir duyuru yaptı: "Kimin Peygamber'den (s.a.v.) bir talebi varsa, Peygamber ona bir söz vermişse, gelip alsın." Câbir de bu kimselerdendi. O Ebu Bekir'in yanına gidip, şöyle dedi: "Peygamber (s.a.v.) bana şu kadar dirhem yardım yapmak için söz vermişti." Ebu Bekir de ona 3500 dirhem verdi. Ebu Said diyor ki: "Ebu Bekir tarafından böyle ilan edilince, bir grup Müslüman onun yanına gidip bir miktar para aldılar. Bu kimselerin arasında Ebu Beşer Mazeni de vardı. O Ebu Bekir'e şöyle dedi: "Peygamber (s.a.v.) kendisi için bir mal getirildiğinde mal vermek için yanına gitmemi istemişti." Bunun üzerine Ebu Bekir ona 1400 dirhem verdi."1131 Ve bu parayı verirken halife, o şahıstan herhangi bir şahit getirmesini istemedi. Kaldı ki asıl şahit getirmesi gereken mülkün sahibi olan ve halen o mülkte tasarruf etmekte olan Hz. Fâtımâ değil, söz konusu mülkün Fâtımâ'ya ait olmadığını iddia eden Hz. Ebu Bekir'di. Çünkü Hz. Fâtımâ Resulüllah vefat ettiğinde Fedek'in sahibiydi. Orada tasarruf ediyordu. Halifenin adamlarını göndererek, Hz. Fâtımâ'nın vekilini buradan çıkarması bunun ispatıdır. Hz. Fâtımâ bunun üzerine Fedek'in Babasından Kendisine kalan bir miras olduğunu söylemiş, ancak halife bunu da kabul etmemiş, 1131 Sahih-i Buhari, c. 3, s. 180
