HZ. EBU BEKİR’İN HZ. FÂTIMÂ’YA CEVABEN MESCİDDE YAPTIĞI KONUŞMA (2)


`Yazıklar olsun sana! Hz. Muhammed'in kızını ne yapacağız? Bütün insanlar O'nun ne istediğini ve bizim nasıl O'na kalleşlik yaptığımızı biliyorlar.' Hz. Ömer dedi ki: `Bu suyun kabarması gibi bir şeydir. Biraz sonra çekilir eski mecrasına döner, hiç olmamış gibi olur.' Bunun üzerine Ebu Bekir elini Ömer'in omzuna vurdu ve şöyle dedi: `Nice sıkıntıları giderdin, ya Ömer!' Sonra insanları cemaat namazına çağırdı. Herkes toplandı. Ebu Bekir minbere çıktı ve şöyle dedi: `Ey insanlar! Şu her dedikoduya inanmak da nedir? Bu gibi arzular Resulüllah (s.a.v.) döneminde var mıydı? Bir şey duyan varsa söylesin. Bir şeye tanık olan varsa konuşsun (ama şıracının şahidi bozacı gibi bir durum var ortada). O, şahidi kuyruğu olan tilkiye benzemektedir. O ki, her fitneyi beslemekte ve şöyle demektedir: Yaşlandıktan sonra bir daha onu (fitneyi) gençleştirin! Zayıflardan yardım isteyin. Kadınların arkasına sığınıyorlar. Tıpkı Ümmü Tıhal gibi! Onun için ailesinin en sevimlisi azgınlıktır. Haberiniz olsun! Eğer ben istersem konuşurum. Eğer konuşursam açık seçik söylerim. Ama bana karışılmadığı sürece de susarım.' Sonra Ensar'a döndü ve şöyle dedi: Ey Ensar topluluğu! Sizden bazı beyinsizlerin sözlerini duydum. Herkesten daha çok siz Resulüllah (s.a.v.) dönemindeki gibi davranmaya layıksınız. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) size geldi ve siz de O'nu barındırdınız. O'na yardım ettiniz. Haberiniz olsun! Ben, içimizde bunu hak etmeyenlere elimi ve dilimi uzatacak değilim! Ardından minberden indi."1129 1129 Delalilu'l-İmame, Taberi, s. 39
Scroll to top