HZ. ALİ’NİN FEDEK SAVUNMASI (3)
Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Her peygamberin vasi ve vârisi vardır; Benim vasi ve vârisim ise Ebu Tâlib oğlu Ali'dir."1109 Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır; ilim isteyen o kapıdan gelmelidir."1110 Ve Hz. Ali'nin doğruluğu ile ilgili ayetler: 1- "O'nun te'vilini Allah ve ilimde ileri gidenlerden başka kimse bilmez."1111 İmam Sâdık buyuruyor ki: İlimde ileri gidenler, Emirü'lmü'minin Ali (a.s.) ve O'ndan sonraki imamlardır."1112 2- "Sizin veliniz, ancak Allah, O'nun Elçisi ve namaz kılıp ve rükû hâlinde sadaka veren mü'minlerdir."1113 Namazda rükûda iken yüzüğünü sadaka olarak veren İmam Ali'nin velayeti hakkında nâzil olmuştur.1114 3- "Sen ancak bir uyarıcısın, her toplumun bir yol göstericisi vardır."1115 İmam Muhammed Bâkır (a.s.)'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Uyarıcı Resulüllah (s.a.v.)'dir. Her zaman bizden insanları Allah'ın Peygamberinin (s.a.v.) getirdiği şeylere hidayet eden bir yol gösterici vardır. Resulüllah (s.a.v.)'den sonra yol gösterici Ali'dir ve O'ndan sonra da birbirinden sonra gelen vasileridir."1116 1109 Menakıb-i İbn-i Meğazili, s. 201, Menakıb-i Harezmi, s.42 1110 Menakıb-i İbn-i Meğazili, s. 80 1111 Âl-i İmran, 7 1112 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 213/3 1113 Maide, 55 1114 Esbab-ı Nüzul, Vahidi, c. 3, s. 114; El-Keşşaf, Zemahşeri, c. 1, s. 649 1115 Ra'd, 7 1116 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 191-192, 2. Bölüm
