HZ. FÂTIMA’NIN GECE DEFNEDİLMESİ (2)


Kimsenin mezarının yerini bilmesini istemeyen Hz. Fâtıma'nın bu isteği de yerine getirildi. Defin işlemi gece ve gizlice gerçekleştirildi. "... Kabrin yanına yetişince cenazeyi yere bıraktılar. Hz. Ali (a.s.)'ın kendisi, eşinin nâzenin bedenini kaldırdı ve kabre koydu ve tez elden kabrin üzerine toprak döktüler." 602 Sünni Belazurî, senetle zikir ederek şöyle der: "Ali (a.s.) Fâtıma'yı (a.s.) geceleyin defnetti." Ardından devamla şöyle der: Fâtıma (a.s.) temiz bir örtünün üzerinde taşınmasını vasiyet etti. Bunun üzerine Esma bint-i Ümeys O'na dedi ki: "Sana Habeşlilerden gördüğüm onların yaptığı hurma dalından çadır gibi bir örgü yapayım mı?" Zehra (a.s.) bundan dolayı tebessüm etti. Hz. Zehra'nın, Resûlullah'ın (s.a.v.) vefatından sonra bu ânı hariç tebessüm ettiği görülmemişti. O'nu Ali ve Esma yıkadı. Bunu Zehra (a.s.) vasiyet etmişti. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer vefatını bilmediler." 603 Sünni eserlerden Buhari ve Müslim'in Sahih'lerinde gece defnedilmesinin sebebi olarak şunlar yazmaktadır: "Hz. Fâtıma (a.s.) Hz. Ebu Bekir'i gazaplı hâliyle terk etti; öfkeli kaldı ve ömrünün sonuna kadar onunla konuşmadı. Vefat edince Hz. Ali (a.s.) Fâtıma (a.s.)'ın cenaze namazını kıldırdı ve geceleyin defnetti. Hz. Ebu Bekir'i haberdar etmediler ve onun cenaze namazına katılmasına izin vermediler." Bihârü'l-Envâr'dan: Hz. Ali'ye (a.s.) şöyle vasiyet etmiştir: "Beni geceleyin kefenle ve gizli olarak toprağa ver. Kaburga kemiklerimi kıran, çocuğumun düşmesine sebep olan ve malıma el koyan kimselerin cenazemin başında durmalarını istemem, kabrim de bilinmesin." 604 602 Bihârü'l-Envâr, c. 43 603 Ensabü'l-Eşraf, c. 1, s. 405 604 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 199