HZ. FÂTIMA’NIN VEFAT ÂNI (5)
"Gelişim Sana olsun Rabbim, ateşe değil!" Göz kapakları yumuldu, elleri yana düştü, ayakları boylu boyunca uzanıverdi. Esma seslendi, cevap vermedi. Yüzündeki örtüyü kaldırdı, Fâtıma (a.s.) hayattan ayrılmıştı. Üzerine kapandı, bir yandan öpüyor, bir yandan da şöyle diyordu: "Ey Fâtıma! Baban Resûlullah (s.a.v.)'in yanına gittiğin zaman Esma bint-i Ümeys'den selam söyle." Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) eve geldiklerinde annelerinin üzerinin örtülmüş olduğunu gördüler. Dediler ki: "Annemiz bu saatte niçin uyuyor?" Esma dedi ki: "Ey Resûlullah'ın (s.a.v.) oğulları! Anneniz uyumuyor. O bu dünyadan ayrıldı." Hasan (a.s.) annesinin üzerine kapandı. Bir yandan öperken, bir yandan da şöyle dedi: "Anneciğim ruhum bedenimden ayrılmadan bir kez daha Benimle konuş." Hüseyin (a.s.) annesinin ayaklarını öpüyor ve şöyle diyordu: "Ben oğlun Hüseyin, kalbim çatlayıp ölmeden önce konuş benimle!" Esma, Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'a dedi ki: "Ey Resûlullah'ın (s.a.v.) oğulları! Gidin Babanıza Annenizin öldüğünü haber verin." Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) mescidin yakınlarına kadar geldi-
