HZ. FÂTIMA’NIN SON ANLARINDA HZ. ALİ’YE VASİYETLERİ (2)


Ali (a.s.) ona şu karşılığı verdi: "İstediğin şeyi Bana vasiyet et ey Resûlullah (s.a.v.)'in kızı!" Ali (a.s.) Fâtıma'nın (a.s.) baş ucuna oturdu, evde bulunan diğer kimseleri dışarı çıkardı. Sonra Fâtıma (a.s.) konuşmaya başladı: "Ey amcamın oğlu, Seninle beraber olduğum günden beri, Sana hiç yalan söylemedim ve ihanet etmedim, Benimle yaşadığın sürece Sana karşı gelmedim." Ali (a.s.) şöyle dedi: "Allah'a sığınırım. Sen Allah'ı en iyi bilen, iyilik ve takva sahibi, cömert, Allah'tan çok korkan birisin. Allah'a yemin ederim ki, Bana karşı gelmişsin diye seni kınayacağım hiçbir davranışın olmamıştır. Senin ayrılığın ve Seni yitirmem Bana ağır geliyor. Ancak bundan kaçınmamız mümkün değildir. Allah'a yemin ederim ki, Resûlullah'ı (s.a.v.) kaybetmekle yaşadığım musibetimi yeniledin. Senin ölümün ve Seni yitirmem büyük bir musibettir. Biz Allah'tan geldik ve O'na döneceğiz. Ne feci, ne elem verici, ne yaralayıcı ve de ne hüzün verici bir musibettir bu! Bu musibet karşısında hiçbir teselli Beni teskin etmez, hiçbir tâziye unutturmaz bu acıyı. Bir yıkımdır ki geride hiçbir şey bırakmıyor." Sonra birlikte uzun süre ağladılar. İmam-ı Ali (a.s.) Fâtıma (a.s.)'ın başını göğsüne koydu ve şunları söyledi: "Bana istediğini vasiyet et. Bana emrettiğin her şeyi yaptığımı göreceksin. Senin emrini, Senin işlerini Kendi işlerime tercih edeceğim." Bunun üzerine Hz. Fâtıma (a.s.) şunları söyledi: