BEDİR SAVAŞI (2)


Peygamber öylece secde halinde durmuş, başını kaldırmıyordu. Bir kişi gidip Fâtıma'ya haber verdi. O, küçücük bir kız idi. Hz. Fâtıma gelip onu bir kenara attı ve sonra adamlara yönelerek onları ayıplamaya ve kınamaya başladı. Peygamber (s.a.v.) namazını bitirince, sesini yükselterek onlara beddua etmeye başladı. Peygamber dua ettiğinde veya Allah'tan bir şey istediğinde dua ve hacetini üç defa tekrarlardı. Şöyle beddua etti: `Allah'ım Sen Kureyş'i cezalandır!' Bu sözü üç defa tekrarladı. Onlar Peygamberin sesini işitince gülmeleri kesildi ve kalplerine korku düştü. Sonra Peygamber şöyle buyurdu: `Allah'ım, Hişam oğlu Ebu Cehil'i, Rabia oğlu Utbe'yi, Rabia oğlu Şeybe'yi ve Utbe oğlu Velid'i, Halef oğlu Ümeyye'yi ve Ebu Muayt oğlu Ukbe'yi sen cezalandır!' Başka bir isim de söyledi ama ben unutmuşum." 527 İbn Mesud diyor ki: "And olsun Muhammed'i hak peygamber olarak gönderene ki, Bedir Savaşı'nda, ismi söylenenlerin hepsinin öldürülüp, cenazelerinin kuyuya atıldığına şahit oldum." Peygamberimiz ile beraber Medine'ye hicret eden Hz. Fâtıma (a.s.) Bedir Savaşı esnasında hasta olan ablası Rukiyye ile ilgilenmiştir. Zeyd bin Hârise ablasını kaybettiği andan ona babasının zafer müjdesini getirmiştir. Savaş hakkında kısa bilgi verelim: Hicret'in ikinci yılı... İki ordu arasında askerî güç oranı dengesizdi. Kureyş'in bin askerine karşı 310 Müslüman. Müşriklerin 700 devesi ve 100 atına karşılık, mü'minlerin 70 develeri vardı. Müslümanlarda sadece iki 527 Müslim, Sahih, Cihad ve Siyer kitabı