RESÛLULLAH’IN RIHLETİNDEN SONRA HZ. FÂTIMA (5)
Bu sözlerden gözleri kızaran Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: `O'ndan başka ilah olmayan Allah'a yemin olsun ki, Ali'nin bu faziletleri Benden değil, Allah'tandır." Bunun üzerine Hâris kalkıp dedi ki: `Ey Allah'ım! Şayet Muhammed (s.a.v.) doğruyu söylüyorsa bana gökten bir taş gönder ki, beni şiddetli bir azabın içinde bıraksın.' Allah'a yemin olsun ki daha Haris mescidin kapısına varmadan gökten bir taş başına düşüp dübüründen çıktı. Bunun üzerine Allah şu ayet-i kerimeyi indirdi: Vâki olan bu azabı sail kendisi istedi (Mearic: 1)." 352 Başka sahabelerde de Gadr-i Hum hutbesini hiçe sayma hâli gözlenmekte idi. Hz. Ali (a.s.) minberin üzerinde iken şöyle buyurmuştur: "Resûlullah'ın (s.a.v.) Gadr-i Hum denilen yerde Benim hakkımda, `Allah'ım, O'nu kabul edip yardımcı olana Sen de yardımcı ol ve O'nu kabul etmeyip düşmanlık edene Sen de düşman ol' buyurduğunu duyan Allah aşkına ayağa kalkıp şahitlik etsin!" Hâzır olanlardan bazıları ayağa kalkıp şahit oldular. Minberin altında Enes bin Malik, Berai bin Azib ve Cerir bin Abdullah mevcut idiler fakat hiçbiri ayağa kalkıp şahit olmadı. Hz. Ali (a.s.) sözlerini bir daha tekrarladı, onlar ise oturdukları yerlerinde kaldılar. Bunun üzerine Hz. Ali (a.s.) şöyle buyurdu: "Ey Allah'ım! Her kim Resûlullah (s.a.v.)'in Benim hakkımda buyurduklarını duyup bildiği halde ayağa kalkıp şahit olmadıysa ona belli olacak bir alamet vermeden bu dünyadan alma." 352 El-Halebî, Siret El-Halebiyye, c. 3 s. 337
