HZ. FÂTIMA EV İŞLERİ İLE BİZZAT İLGİLENİRDİ (2)
"Hanginiz yoruldunuz?" der. Ali (a.s.): "Fâtıma (a.s.) yoruldu, ya Resulallah (a.s.)" der. Peygamberimiz (a.s.): "Kalk kızım" der. Fâtıma kalkar ve Peygamberimiz (s.a.v.) O'nun yerine oturur. Ali (a.s.) ile birlikte buğdayı öğüttüler." 254 Hz. Fâtıma (a.s.) Hz. Peygambere (s.a.v.) hâlini anlatıp, O'ndan bir cariye isteyince, Resûlullah (s.a.v.) ağladı ve şöyle dedi: "Ey Fâtıma! Beni hak ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, şu anda mescide yiyecek yemekleri ve giyecek elbiseleri olmayan dört yüz tane adam bulunuyor. Eğer bir şeyden endişe etmeseydim, istediğini verirdim. Ey Fâtıma! Sevabın Senden ayrılıp cariyeye gitmesini istemiyorum. Ali b. Ebi Tâlib'in kıyamet günü, hakkını Senden talep ederek Allah huzurunda Senden davacı olmasından korkuyorum." Sonra Peygamberimiz (s.a.v.) Fâtıma'ya (a.s.) tesbih namazını/ duasını öğretti. Emirü'l-Mü'minîn Ali (a.s.) şöyle der: Sen Resûlullah'tan dünya malını istemek için gittin, Allah bize ahiret sevabı verdi." 255 Enes anlatıyor: "Bilal sabah namazına geç kaldı. Resûlullah (s.a.v.) O'na dedi ki: `Niçin geç kaldın?' Dedi ki: `Fâtıma'ya (a.s.) uğradım. Buğday öğütüyordu, çocuğu da ağlıyordu.' Dedim ki: `İstersen Ben Senin yerine buğday öğüteyim, Sen de çocuğu sustur. İstersen Ben çocukla ilgileneyim, Sen buğday öğüt.' 254 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 85 255 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 85
