HZ. FÂTIMA İÇİN HAZIRLANAN DÜĞÜN ODASI (3)
bir getiriyorlardı. Böylece eve girdiler. Sonra Resûlullah (s.a.v.) Ali'nin yanına giderek O'nu çağırdı, ardından Hz. Fâtıma'yı (a.s.) çağırdı. Fâtıma'nın elinden tutup, Ali'nin elinin üstüne koydu ve şöyle buyurdu: `Allah bu evliliği Resûlullah'ın kızına mübarek kılsın. Ey Ali! Ne güzel eştir Fâtıma! Ey Fâtıma! Ne güzel eştir Ali!' Sonra şöyle buyurdu: Ey Ali! Şu Fâtıma, Allah'ın ve Resûlullah'ın Senin yanındaki emanetidir. Allah'ın ve Benim emanetimi koru." 209 Ardından şöyle dua etti: "Allah'ım, onların birliğini koru. Kalplerini kaynaştır. Onları ve zürriyetlerini nimetler cennetinin varislerinden kıl. Onlara temiz, güzel ve mübarek bir zürriyet ver. Onları, Senin emrinle insanları Sana ibadet etmeye ileten ve Senin razı olduğun şeyleri emreden imamlar kıl." Sonra şöyle buyurdu: "Evinize gidin ve Ben size gelinceye kadar bir şey yapmayın." Akşam namazından sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ali'nin evini şereflendirdiği vakit içinde bulundukları durumu Hz. Ali şöyle anlatıyordu: "Fâtıma'nın ellerinden tuttum ve O'nu evin avlusunun bir kenarına oturttum. Ben de O'nun yanına oturdum. Benden utandığı için başını önüne eğip yere bakıyordu. Ben de ondan utandığım için hep yere bakıyordum." 210 Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Dünyada ve ahirette Benim kardeşim Ali burada mıdır?" buyurdu. Ümmü Eymen hemen atıldı ve: "Nasıl kardeşin oluyor ya Resulallah? Ali Senin amcanoğlu değil midir?" dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de: "Evet öyledir. Fakat bizim kardeşliğimiz manevi kardeşliktir" buyurdular. 209 Şeceretü't-Tûba, s. 254 210 Keşfü'l-Gumme, c. 1, s. 368
