HZ. FÂTIMA CÖMERTLİKTE EN ÖNDE İDİ (3)
İhtiyar adam gerdanlığı Ammar'a (a.s.) satıp, parasını aldı ve Resûlullah'ın (s.a.v.) huzuruna döndü. Resûlullah (s.a.v.) ona: `Doydun mu, giyindin mi' diye sordu. İhtiyar adam cevaben şöyle dedi: `Evet, annem, babam Sana feda olsun, ben, (Fâtıma'nın (a.s.) bağışı bereketi ile) müstağni oldum. Allah, Fâtıma (a.s.)'a hiçbir gözün görmediği ve hiçbir kulağın duymadığı bir bağışta bulunsun.' Resûlullah (s.a.v.) ashabına buyurdular ki: `Allah-u Teala, Fâtıma'ya dünyada böyle bir şey bağışlamıştır. Çünkü Benim gibi bir baba, Ali gibi bir koca ve Hasan ve Hüseyin gibi bir evladı O'na nasip etmiştir. Azrail Fâtıma'nın ruhunu aldığında kabirde iki melek ondan şöyle soracaktır: `Peygamberin kimdir?' `Babamdır' diye cevap verecek. `İmamın kimdir?' "kocamdır" diyecek. Allah-u Teala bir grup melekleri, o öldükten sonra daima O'na, Babasına, Kocasına ve evlatlarına selam göndermekle görevlendirmiştir. Bilin ki, kim Beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaretime gelmiş gibidir ve kim Fâtıma'mın ziyaretine giderse Beni ziyaret etmiş gibidir.' Ammar gerdanlığı alıp, güzel koku sürdü ve onu Yemanî bir parçaya bıraktı ve kölesine: `Bunu götür ve Peygamberin (s.a.v.) huzuruna takdim et, seni de O'na bağışladım' dedi. Köle, Resûlullah (s.a.v.)'in huzuruna gittiğinde Resûlullah malı köleyle beraber Fâtıma'ya bağışladı. Fâtıma (a.s.) da gerdanlığı alıp köleyi azad etti. Köle hürriyete kavuşunca güldü. Gülmesinin sebebini sorduklarında şöyle dedi: Bu gerdanlığın bereketinden teaccüb ettim. Çünkü bir açı doyurdu, bir çıplağı örttü, bir fakiri müstağni etti, bir köleyi azad etti ve tekrar sahibine geri döndü." 158 158 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 56
