HZ. FÂTIMA CÖMERTLİKTE EN ÖNDE İDİ (2)
Arabî kişi Bilal (a.s.) ile Hz. Fâtıma'nın (a.s.) evine gitti. Hz. Fâtıma'nın (a.s.) evinin önünde durduklarında ihtiyar adam yüksek bir sesle şöyle dedi: `Ey nübüvvet ailesi ve meleklerin nâzil olduğu merkez, selamün aleyküm.' Hz. Fâtıma (a.s.) cevaben: `Aleykesselam, sen kimsin?' diye buyurdu. İhtiyar adam şöyle dedi: `Ben fakir bir adamım, Babanın huzuruna gittim, beni Size gönderdi. Ey Peygamberin kızı, açım beni doyurun; çıplağım beni örtün; fakirim bana bir şey bağışlayın.' Hz. Fâtıma evinde yiyecek bir şey olmadığından, Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'ın üzerinde yattıkları bir koyun postunu o ihtiyar kişiye verdi. Arabî adam şöyle dedi: `Ey Muhammed'in (s.a.v.) kızı, ben açlıktan şikayet ettim Sana, Sen ise bir koyun postunu verdin bana, aç olduğum halde onu ne yapacağım?' Hz. Fâtıma (a.s.) bunu duyunca, amcasının kızının O'na hediye ettiği gerdanlığı o adama bağışlayıp şöyle buyurdu: `Al bunu sat ve kendi ihtiyacını karşıla, umulur ki Allah ondan daha hayırlısını sana verir.' Arabî onu alıp Peygamberin (s.a.v.) huzuruna gitti ve olanları anlattı. Peygamber (s.a.v.) ağlayıp şöyle buyurdu: `Gerdanlığı sat, umulur ki Allah-u Teala kızımın bağışı bereketi ile sana bir genişlik bağışlar.' Ammar bin Yâsir (r.a.) onu almak için Resûlullah'tan (s.a.v.) izin istedi ve ihtiyar adama `Onu kaça satıyorsun?' diye sordu. İhtiyar adam şöyle dedi: `Karnımı doyuracak bir doyum ekmek ve ete, bedenimi örtebileceğim ve onunla Rabbime namaz kılabileceğim yemani bir hırkaya ve beni ailemin yanına ulaştıracak bir dinar paraya.' Ammar b. Yâsir şöyle dedi: `Ben bu gerdanlığı yirmi dinar, iki yüz dirhem, bir yemani hırka, seni ailene ulaştıracak bir binek ve seni bir öğün doyuracak ekmek ve ete alıyorum.'
