İKİ EMANETE DAİR BEYANI (KUR’AN-I KERİM VE EHL-İ BEYT) (2)


Onlar hakkında Allah tarafından (geçmiş peygamberler hakkında câri olduğu gibi) bir (ilahi) sünnet uygulanmış ve Allah'ın onlar için önceden verilmiş hükmü vardır. "Bunda öğüt alacak olanlar için bir hatırlatma ve öğüt vardır." 658 659 2- Yine şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Rabbinizden akıl öğrenin. "Yüce Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahimoğulları'nı, İmranoğulları'nı bütün insanlar üzerine önder olarak seçti. Bunlar birbirinden türemiş tek kuşaktır. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir."660 Bizler Adem'den türeyen bir zürriyet, Nuh'tan gelen bir aile, İbrahim'e dayanan bir seçkinler topluluğu, İsmail'den gelen bir soyun mensupları ve Muhammed'in (s.a.v.) Ehl-i Beyt'iyiz. Bizler sizin aranızda yükseltilmiş gökyüzü, düzleştirilmiş yeryüzü, ışık saçan güneş, yağıp kutsanmış, ne doğuya ve ne batıya bakan zeytin ağacı gibiyiz. Peygamber, bu ağacın kökü, Ali dalı ve Allah'a yemin ederim ki bizler de meyveleriyiz. Kim bu ağacın dallarından birine tutunursa, kurtulmuş olur. Kim de bu ağacın dallarından ayrı düşerse, ateşe yuvarlanır." 661 3- İmam Hasan (a.s.) bir konuşmasında Allah'a hamd ü senâdan sonra, "Yüce Allah gönderdiği her peygamber için mutlaka bir nefis, bir kabile ve bir aile seçti. Muhammed'i hak üzere peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, biz Ehl-i Beyt'in hakkında kısıntı yapan kimsenin Allah, amelinin o kadarını eksiltir. Aleyhimizde herhangi bir gelişme (üstünlük, yönetim) olunca, sonuç mutlaka lehimize neticelenir. "Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz" 662 buyurdu." 663 658 Hûd, 11 659 Hayatu'l İmami'l Hasan, 1\360, Tuhafu'l-Ukul'dan naklen 660 Âl-i İmran, 34 661 Celau'l-Uyun 1\328 662 Sa'd, 88 663 Mürucu'z-Zeheb, 2\306