HZ. HASAN’IN DEFNEDİLMESİ SIRASINDA YAŞANANLAR (3)
vereceğiz, eğer Hasan, Peygamber'in yanında toprağa verilmeyi kesin olarak vasiyet etseydi sen de biliyorsun ki bizi o vasiyeti yerine getirmekten vazgeçirmeye gücün yetmezdi. Fakat İmam Hasan, Allah'ı, Resulüllah'ı ve O'nun mezarının saygınlığını, onun yıkıma uğramasına meydan vermemenin gerekliliğini herkesten iyi biliyordu. Nitekim başkaları bu saygısızlığı yaparak, ondan izinsiz evine girdiler." Hz. Hüseyin ise şöyle dedi: "Allah'a yemin ederim ki, eğer Hasan bana kendi meselesi yüzünden bir damla kan dökülmemesini tembih etmemiş olsaydı Allah'ın kılıçlarının sizden nasıl öç alacağını görecektiniz. Sizler aramızdaki anlaşmayı çiğnediniz. Ve bize karşı kabul ettiğiniz şartları geçersiz kıldınız." Kabrin başında beklenirken biri Aişe'ye haber verdi. Ve dedi ki: "Hasan'ı Resulüllah'ın yanına defnetmek üzere getirdiler." Derhal evinden çıkıp üzerinde eyeri bulunan bir katıra bindi. (İslam'da üzerinde eyeri bulunan bir katıra binen ilk kadın Aişe'dir) Ve şöyle bağırdı: "Oğlunuzu evimden uzaklaştırın. Bu eve kimse defnedilemez, Resulüllah'ın hicabını kirletmenize müsaade etmem." Hüseyin ona dedi ki: "Geçmişte sen ve baban Resulüllah'ın hicabını kirlettiniz. Ve sen O'nun yakınlarından olmasını istemediği kimseyi evine aldın. (Ebubekir ve Ömer kastediliyor). Allah bunları sana soracaktır ey Aişe! Kardeşim bana, kendisini babası Resulüllah'a yaklaştırmamı ve O'nunla ahdini tazelemesini sağlamamı emretti. Şunu bil ki, kardeşim insanlar içinde Allah'ı ve Resulü'nü en iyi bilen kimsedir. Allah'ın Kitabı'nı herkesten iyi tevil ederdi. Bu yüzden onun Resulüllah'ın hicabını kirletmesi mümkün değildir. Çünkü Allah şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamberin evlerine girmeyin."631 631 Hucurat, 2
