HZ. HASAN’IN KARDEŞİ MUHAMMED HANEFİYYE’YE VASİYETİ (2)
Kanber dedi ki: "Allah Resulü ve Resulü'nün oğlu bunu benden daha iyi bilirler." İmam Hasan dedi ki: "Bana Muhammed b. Ali'yi çağır!" Derhal Muhammed b. Ali'yi çağırmaya gittim. Evine girdiğimde bana, "Umarım hayırdan başka bir şey olmamıştır" dedi. Dedim ki, "Ebu Muhammed, Hz. Hasan seni çağırıyor. Çağrısına uy!" Bunu duyar duymaz ayakkabılarının bağlarını bağlamadan acele ile benimle birlikte koşarak evden çıktı. Hasan'ın huzuruna gelince ona selam verdi. Hasan b. Ali ona dedi ki: "Otur! Çünkü senin gibi bir adamın, ölülerin dirilmesine ve dirilerin ölmesine sebep olacak kadar önemli olan bu sözü dinlememesi olmaz. İlmin hazineleri ve hidayetin aydınlatıcı çıraları olun. Çünkü gündüzün ışıklarının bir kısmı bir kısmından daha parlak olur. Allah'ın İbrahim'in oğullarını imamlar yaptığını ve bazısını bazısından üstün kıldığını, Davud'a da Zebur'u verdiğini bilmiyor musun? Hem sen Muhammed'in hangi özellikleriyle de seçkin kılındığını da bilirsin. Ey Muhammed b. Ali senin için kıskançlıktan endişe ediyorum." (Yani senin kıskançlık duymandan endişe ediyorum. Veya A'lamu'l Vera nüshasında olduğu gibi, senin kıskanmandan endişe duymuyorum). Çünkü Allah kâfirleri bu nitelikle vasfetmiştir: "Hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler." 627 Hiç kuşkusuz Allah şeytana senin üzerinde bir etkinlik kurma gücü vermemiştir. Ey Muhammed b. Ali, babandan seninle ilgili olarak duyduğum sözleri sana aktarayım mı?" 627 Bakara, 109
