MUAVİYE’NİN OĞLU YEZİD’İ VELİAHT TAYİN ETMESİ (7)
Râvi şöyle der: "Muaviye, İbn-i Abbas'ı şöyle süzdükten sonra, "Ne diyor bu, ey Abbas'ın oğlu! Herhalde senin kalbinden geçenler de bunlardan az değil!' dedi. İbn-i Abbas şöyle dedi: "And olsun ki, o, Peygamber'in evladı, Ashab-ı Kisa'dan biri ve o pak ailenin bir ferdidir. Düşündüğün şeyden vazgeç. Bu kadar halk sana yeter. Allah'ın hükmünü bekleyelim, o en iyi hükmedendir." İbn-i Esir ve diğer tarihçilerin yazdığına göre, bu konuşmadan sonra Muaviye Mekke'ye hareket etti ve ondan önce İmam Hüseyin (a.s.), Abdullah b. Zübeyr, Abdurrahman b. Ebubekir ve Ömer'in oğlu Abdullah Mekke'ye gitmişlerdi. Muaviye, Mekke'de ikametin son günlerinde, bu grubu çağırıp onlara şöyle dedi: "Önceden söylemeyi uygun gördüm, bildiğiniz üzere baştan uyaranın mazereti geçerlidir. Bundan önce aranızda hutbe irad ettiğim zaman, aranızdan biri aniden kalkar, halkın karşısında sözümü tekzib ettiğinde, ben buna tahammül eder ve geçiştirirdim. Şimdi halkla aramda bir mesele var. Yemin ediyorum eğer sizlerden biri muhalefete kalkışırsa, söz söylemeye yeltenirse, bir kelime cevap işitmeden kılıçları tepesinde görür. Canınızı düşünün!" O sırada muhafızların komutanını çağırıp şöyle dedi: "Bunlardan her birinin başına iki kılıçlı adam koyulsun. Hangisi olumlu veya olumsuz konuşmaya kalkarsa, hemen kılıçlar başlarına indirilecek!" Daha sonra hep birlikte oradan ayrıldılar. Muaviye minbere çıktı. Allah'a hamd ü senâdan sonra söyle dedi: "Bunlar Müslümanların önde gelenleri, ümmetin seçkinleridir. Hiçbir iş onların görüşü olmadan yapılmaz ve onlarla meşveret edilmeksizin hiçbir hüküm verilmez. Bunlar razı olup Yezid'e biat ettiler! Hadi, bismillah hepiniz biat edin!" Ve halk biat etti. 611 611 Dineverî, c. 1, s. 168, 172
