MUAVİYE’NİN HALİFELİĞİ İLE İLGİLİ BAZI GÖRÜŞLER (7)
işlevini gören bir yer gibidir. Keskin bir göz, dalları ve yaprakları birbirine girmiş bir bahçe, bir gülistandır. İmam sıcak bir yoldaş ve arkadaş, şefkatli bir baba, öz bir kardeş, evlatlarına düşkün bir ana, felaketlerin dört bir yandan hücum ettiği zamanlarda Allah'ın kullarının sığınağıdır. İmam, Allah'ın yarattığı varlıklar arasındaki emin temsilcisidir. Allah'ın kullarına sunduğu hüccetidir. Allah'ın arzında O'nun halifesidir. Allah'a çağıran bir davetçidir. Allah'ın koyduğu haramların savunucusudur. İmam, insanları günahlardan temizler, ayıplardan arındırır. İlim özelliğiyle belirginleşmiş, yumuşaklık onun karakteristik özelliğidir. Dinin düzeni, Müslümanların onurudur. Münafıkların kinini üzerine çeker. Kafirlerin helak olmasının vesilesidir. İmam zamanının tek adamıdır. Hiç kimse onun düzeyine erişemez. Ve hiçbir alim onunla boy ölçüşemez. O'nun alternatifi olmaz. Benzeri ve eşi olmaz. Fazilet sıfatıyla belirginleşir. Bütün faziletler O'nda toplanmış olur. Ama O, bunları çalışarak veya isteyerek elde etmiş değildir. Bilakis bu faziletleri veren, yüce bahşedici olan Allah tarafından O'na özgü kılınmış özelliklerdir." 589 Bütün bu gerçekler ışığında şunu söyleyebiliriz: Hilafet kesin olarak Hz. Hasan'ın hakkı olmasına rağmen Muaviye çeşitli yollarla bu makamı ondan almıştır. Ancak, Muaviye'nin ne Ehl-i Beyt, ne de Ehl-i Sünnet fıkhına göre hilafete haiz bir özelliği olmadığı gibi yukarıda ifade ettiğimiz İmam Rıza'nın sözlerinde beyan ettiği imamın vasıflarıyla da hiçbir şekilde ilgisi yoktur. Dolayısıyla, Muaviye aslında Hz. Hasan'dan saltanatı gasp etmiştir. Çünkü imamlık bizzat Allah tarafından Ali evlatlarına verilmiştir. Peygamberimizin, "Benden sonra hilafet 30 yıldır, ondan sonra saltanat dönemi gelecektir" hadisi Muaviye'nin halifeliğinin 589 el-Kafi, c. 1, s. 347-351, İmam Rıza'nın konuşması
