SOSYOLOJİK VE STRATEJİK BAKIMDAN MUKAYESESİ
Nehcü'l-Belaga'da bu konu şöyle geçer: "Eğitim almayan, öğrenmeyen, İslam'ı tanımayan ve İslam'ın talimatının derinliklerine aşina olmayan kişiler Müslümanların arınsa girip diğerlerinden daha fazla Müslümanlık iddiasında bulundular." Her halükârda, Kûfe'de parçalanma ve gruplaşma meydana geldi. Ahlâk, insanlık, din ve iman ilkelerine bağlı olmayanların, söz konusu ilkelere bağlı olan insanlara oranla daha güçlü konumda olduğunu hepimiz kabul etmekteyiz. Muaviye parayla Kûfe'de büyük bir üs oluşturmuştu; sürekli Kûfe'ye gönderdiği casuslar bir taraftan bol miktarda para dağıtıp insanları satın alıyor, diğer taraftan da yaygara çıkarıp halkın moralini bozuyorlardı. İmam Hasan (a.s.) direnecek olsaydı Muaviye'nin yüz elli bin kişilik ordusuna karşı koyabilecek en az otuz kırk bir kişilik bir ordu oluştururdu ve belki de (tarihte yer aldığı üzere) yüz bin kişilik büyük bir ordu çıkarabilirdi onun karşısına. Fakat bütün bu çabasının karşısında elde edeceği sonuç ne olurdu? Sıffin'de Emirü'l-Mü'minin Ali (a.s.) Irak ordusunun daha iyi ve sayısal üstünlüğü olduğu o dönemde Muaviye'yle on sekiz ay savaştı. On sekiz ay sonra Muaviye nerdeyse tam bir yenilgiye uğramak üzereyken Kur'an sayfaların mızraklara takarak bu hile ile onları durdurmayı başarmıştı. İmam Hasan (a.s.) savaşacak olsaydı Şam ve Irak Müslümanlarından oluşan iki büyük ordu arasında yıllarca sürecek olan bir savaş çıkar ve iki taraftan belli bir sonuca varmadan on binlerce insan ölürdü. Tarihte kaydedilen şartlara göre Muaviye'yi yenilgiye uğratma ihtimali yoktu; İmam Hasan'ın (a.s.) yenilgiye uğraması daha büyük ihtimaldi. İmam Hasan (a.s.) iki üç yıl savaşacak, bu savaşta iki taraftan on binlerce ve belki de yüz benden fazla insan öldürecek; sonuçta, ya iki taraf da geri çekilecek ya da İmam Hasan (a.s.) hilafet makamında öldürülecek! Gerçekten İmam Hasan (a.s.) için bir iftihar mıdır bu? Fakat İmam Hüseyin'in (a.s.) yetmiş iki kişilik bir grubu var; hatta onları da göndermek istiyor; "İsterseniz gidin; beni yalnız bırakın" diyor. Onlarda da direnip öldürülüyorlar; o da yüzdü yüz iftihar edilecek bir şekilde.
