HUDEYBİYE BARIŞI
Hz. Peygamber (sav) kendi zamanında ashabı şaşırtan ve hatta üzen bir barış yaptı. Fakat bir iki yıl sonra Resulüllah'ın (sav) bu hareketinin doğru bir iş olduğunu kendileri de onayladılar. Hicret'in altıncı yılında, Bedir Savaşı; o kanlı savaş o şekilde gerçekleşti ve Kureyş, Allah Resulü'ne (s.a.v.) karşı en büyük kini besledi. Ondan sonra, Uhud Savaşı vukû buldu ve Kureyş, Allah Resulü'nden (sav) bir yere kadar intikam aldı. Müslümanlar onlara karşı hâla çok şiddetli bir kin besliyorlardı... Her halükârda, Kureyş'in en büyük düşmanı Allah Resulü (s.a.v.) ve Müslümanların ise en büyük düşmanı Kureyş'ti. Haram olan Zilkade ayı gelip çatmıştı. Cahiliye sünnetinde de haram ayda silah bırakılır, savaşılmazdı. Kan düşmanları haram aylar dışında birbirlerini ele geçirselerdi katliam ederlerdi; fakat haram ayda ayın saygınlığı nedeniyle bir şey yapmazlardı. Resulüllah (s.a.v.) haram ayda cahiliye sünnetinden yararlanarak Mekke'ye girmek, Mekke'de bir umre yapıp geri dönmek istedi. Bunun dışında hiçbir amacı yoktu.
