HZ. RESULÜLLAH (S.A.V.) VE BARIŞ (2)
nuna kadar bu metodu sürdürmeleri ve esasen savaşın dinde bir yeri yoktur; dinin işi sadece davet etmektir; ilerleyebildiği kadar böyle ilerlemeli, ilerleyemediği yerde de durmalıdır demeleri gerekirdi. Fakat eğer İslam savaş diniyse, o hâlde Mekke'de bulundukları on üç yıl boyunca neden Müslümanlara hatta kendilerini savunmaları için bile izin verilmedi. Yoksa İslam hem barış dini (Genel anlamda barış; yani savaşmamak) ve hem de savaş dini midir, bazı şartlarda savaşılmaması ve bazı şartlarda ise savaşılması mı gerekiyor? Yine Resulüllah'ın (s.a.v.) Medine'de bazı şartlarda müşriklerle veya yahudi ve hıristiyanlarla savaştığını ve bazen de müşriklerle barış yaptığını görmekteyiz. Nitekim Hz. Resulüllah Hudeybiye'de en azılı düşmanı olan Mekke müşrikleriyle neredeyse ashabın tümünün istememesine rağmen barış antlaşması yapmıştır. Yine Medine'de yahudilerle birbirlerine taarruz etmemek üzere antlaşma imzalamıştır. Bunun nedeni nedir?
