MUAVİYE’NİN HEYETİNİN HZ. HASAN’IN KARARGÂHINA GELMESİ VE YAYILAN FİTNE DALGASI (2)


Heyet İmam Hasan'ın huzuruna çıktı. Hz. Hasan getirdikleri mektuplara, Kûfelilerin el yazılarına ve imzalarına sanki hepsini tanıyormuş gibi dikkatlice baktı. Ardından onlara bir konuşma yaptı. Son derece dikkatli ifadeler kullandı. Muğiyre ve arkadaşlarına Allah'ın emri doğrultusunda kendisine yardım etmelerini söyledi. İmam Hasan'ın bu noktada herhangi bir barış teklifinin olup olmadığını bilmiyoruz. Tarihî kaynaklarda barış hakkında İmam'ın barış hakkında olumlu ya da olumsuz bir şey söyleyip söylemediği konusunda bir bilgi yer almamaktadır. Razi Ali Yâsin olayın bu noktasında şunları söylüyor: "Şu kadarını biliyoruz ki, Mugiyre ve arkadaşları Medain ordugâhına gelmişler, İmam'ın çadırına konuk olmuşlar, en büyük fitne tohumunu ekmeden de ordugâhı terk etmemişlerdir. Şöyle ki, heyet, İmam'ın çadırından çıkarken, etraftaki çadırları da gözetlediklerinden ve doğal olarak ordunun meraklı bakışlarının üzerlerinde olduğunu bildiklerinden, kendi aralarında konuşmaya başladılar. İçlerinden biri kasıtlı olarak yüksek sesle yanındakine şöyle dedi: "İyi oldu, Allah, Peygamberin oğlunun eliyle Müslümanların kanını korudu. Fitneyi bastırdı. Ve barış isteğini ortaya çıkardı." 491 Bu konuşma hile ve baskı yoluyla barışı dayatma komplosunun bir parçasıydı." 492 Hz. Hasan'ın bulunduğu Medain karargâhında ne olursa olsun savaşma kararında olan kimseler vardı. Böyle bir ortamda, "İmam barış istiyor" şayiasının nasıl bir tepki yaratacağını düşünmek zor değildir. Örnek vermek gerekirse, her ne pahasına olursa olsun Muaviye ile savaşmak peşinde olan Hariciler için bu "küfür" demekti. Ayaklanma sebebi idi. 491 Tarih-i Yâkubî, c. 2, s. 191 492 İmam Hasan'ın Barışı, s. 189