UBEYDULLAH’IN ORDU KOMUTANLIĞINA GETİRİLME SEBEPLERİ (3)
Razi Ali Yasin bu noktada şu soruyu sormaktadır: "İmam Hasan, neden öncü birliğin kumandanlığını askerî liyakati herkesçe bilinen, emin ve Resulüllah'ın Ehl-i Beyt'ine bağlı Kays. b. Sad b. Ubade gibi bir kişi dururken Ubeydullah'a verdi?" Sorunun cevabını ise kendisi şöyle izah ediyor: "1- İmam Hasan, Ubeydullah'a verdiği emirde Kays b. Sa'd ve Said b. Kays'la müşavere etmenin gereğini vurgulamış, böylece komutanlığı Ubeydullah'ın tekelinden çıkarmış ve her biri ordunun en liyakatli kişisi olan üçlü bir şûra haline getirmiş oldu. Eğer komutanlığa yalnız Kays seçilip, diğer iki kişiden ve diğer komutanlardan öne geçirilecek olsaydı, ordudaki diğer liyakatli kişilerin kıskanmasına neden olabilirdi. Çünkü bu orduda Ebu Eyyub el-Ensari, Hucr b. Adiyy, Adiyy b. Hatem ve ismi yukarıda geçen bunlar gibi savaşçılıkları, komutanlıkları, ihlas ve fedakarlıları ve parlak geçmişleri dillere destan olan seçkin kişiler de vardı. İşte bu nedenle İmam Hasan'ın aynı zamanda Resulüllah'ın da amcasının oğlu olan Ubeydullah'ı öne geçirerek görünüşte ismen ordunun komutanlığını ona bırakıp, Kays ve Said'in görüşlerinden yararlanmayı ona tavsiye etmesi, her türlü ihtilaf ve kıskançlığı engelleyecek akıllıca bir hareketti. 2- O dönemin genel durumunu göz önünde bulunduracak olursak, bunun yerinde bir tedbir olduğunu söyleyebiliriz. Evet İmam Hasan'ın ordusunun komutanlarının sadece Haşimoğullarından seçilmiş olması o koşullarda isabetli bir davranıştı. Şöyle ki, Kûfe halkının, İmam Hasan'ın hilafete geçmesinin ilk başlarında sergiledikleri gevşeklik ve itaatsizlik bu işin sonucu hakkında karamsar düşünmeye neden oluyordu. Bu yüzden İmam Hasan, gelecekte insanların kınaması ve eleştirileri karşısında kendisinin bir kusurunun olmadığını ispatlayabilmek için gerekli gördüğü her çareye başvurması kaçınılmazdı. Halkın, meselenin çeşit-
