HZ. ALİ’NİN, YERİNE VEKİL BIRAKMASI MESELESİ (7)


Taberî, "El-Velayet fi Tarik-i Hadis'il Gadir" adlı kitabında bu hadisi 70'den fazla şekilde Peygamberden nakletmiştir. İbn-i Ukde-i Kufî, "Velayet" adlı risalesinde bu hadisi 170 kişiden nakletmiştir. Muhammed b. Ömer-i Bağdadî bu hadisi 25 yoldan nakletmiş, bu konuda 26 eser yazmıştır. (Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler İmam Ali adlı eserimize başvurabilirler. Bkz. İmam Ali, İcmal Yay, İst. 2010). Gadr-i Hum olayı bu kadar açık, net ve inkarı mümkün olmayan bir hadise iken, "Allah Resulü kendisinden sonra kimseyi halife olarak işaret etmedi. Bu işi ümmetin tercihine bıraktı" demek, büyük bir saptırma, hakikatlerin üzerini örtme gayreti ve aynı zamanda ciddi bir ihanettir. Yani Allah Resulü vefatından evvel yerine Hz. Ali'yi halife tayin etmiş ve o şekilde bu dünyadan ayrılmıştır. Dolayısıyla, Hz. Ali de vefat etmeden önce Resulüllah'ın vasiyetini yerine getirmiş, halifeliği ve imameti oğlu Hz. Hasan'a bırakarak bu dünyadan göçmüştür. Burada önemli bir husus da şudur ki, imamet Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'den sonra artık bir kardeşten diğer kardeşe geçmemiştir. Câfer-i Sâdık'tan şöyle rivayet edilmiştir: "Hasan ve Hüseyin'den sonra imamlık ebediyen bir kardeşten diğer bir kardeşe geçmez. Ali b. Hüseyin'in döneminden sonra Allah'ın da işaret ettiği gibi, "Akrabalar Allah'ın Kitabı'na göre birbirlerine önceliklidirler." 410 Bu yüzden Ali b. Hüseyin'den sonra imamlık ancak babadan oğla, ondan da oğluna geçer." 411 410 Ahzab, 6 411 Usul-ü Kafi, c. 2, s. 502