HZ. ALİ’NİN OĞLU HZ. HASAN’A VASİYETİ (5)


İhtiras bineklerinin seni dört nala koşturup helak suyunun başına götürmesinden sakın. Eğer gücün yetiyorsa Allah ile kendi arana hiçbir nimet sokma, çünkü sen ancak payını alacak ve sadece nasibini elde edeceksin. Hepsi de O'ndan olmakla beraber yüce Allah'tan gelen az şey, kullardan gelecek olandan daha üstündür. Ailene karşı kötü kişi olma. (ve ailen senden en nasipsiz kalan kimseler olmasın). Senden uzak durana rağbet etme. Dostunun dostluğu kesmekteki düşüncesi senin dostluğu sürdürmendeki düşüncenden, sana kötülük düşüncesinde olması, senin ona iyilik düşüncesinde olmandan daha güçlü olmasın. Sana zulüm edenin zulmü, gözünde büyümesin. Çünkü o kendi zararına seninse faydana çalışmaktadır. Seni sevindirenin karşılığı ona kötülük etmen değildir. Ey oğulcuğum! Bil ki rızık iki türlüdür. Birini sen ararsın, öbürü ise seni arar sen ona varmadan o sana gelir. Muhtaç durumdayken alçalmak ve zenginken cefa etmek (kabalık göstermek) ne kadar çirkin huylardır. Dünyadan nasibin ahiretini düzelttiğin kadardır. Eğer elinden çıkana hayıflanacaksan eline geçmeyen her şey için hayıflan dur... Henüz olmayan, gelip çatmayan şeyi olup bitenden anla. Çünkü işlerin hepsi birbirinin benzeridir. Musibete uğramadıkça nasihatten faydalanmayanlardan olma. Çünkü akıllı kişi edeplerle öğütlenirken hayvanlar dayakla öğütlenir. Dinini ve dünyanı Allah'a emanet et. Şu tez geçen dünyada da bir zaman sonra gelecek olan ahirette de kendin için hayırlı akıbet dile... Vesselam..." 387 387 Hidayet Önderleri, s. 129, 130, 131