HZ. ALİ’NİN OĞLU HZ. HASAN’A VASİYETİ (2)
Seni vücudumdan bir parça olarak gördüm, hatta seni benim bir bütünüm olarak buldum. Öyle ki sana bir musibet gelse bana gelmiş olur. Ölüm sana gelse, bana gelmiş gibidir. Senin durumunu kendi durumum gibi bildim. Ve sana, ölsem de, kalsam da tutman, kendisinden yardım alman dileği ile bu mektubu yazdım. Oğulcuğum! Allah'tan çekinmeni, emirlerine uymanı, kalbini O'nun zikri ile imar etmeni, O'nun ipine sarılmanı sana tavsiye ederim. Eğer O'nun ipine sarılırsan, seninle Allah arasında, ondan daha sağlam hangi sebep, hangi vesile bulunabilir? Kalbini öğüt ile dirilt, kesin inanç ile güçlendir, hikmet ile aydınlat. Ölümü hatırlamakla onu zelil kıl, fani olduğunu ikrar etmesini iste. Dünya facialarını görmesini sağla, onu zamanın saldırmasından, geceler ile gündüzlerin kötü geçişinden sakındır. Göçüp gidenlerin hallerini ona arz eyle. Senden öncekilerin başlarına gelenleri ona anlat, hatırlat. O gelip geçenlerin ülkelerini gez. Onlardan kalanları gör, neler yaptıklarını, nereden nereye göçtüklerini, nereye inip konakladıklarına bak, göreceksin ki onlar sevdiklerinin, dostlarının yanından göçüp gurbet diyarına yerleştiler. Kısa bir süre sonra sen de onlardan biri gibi olacaksın. Buna göre konacağın yeri düzelt, ahiretini dünyaya satma. Bilmediğin konu hakkında söz söylemekten ve yükümlü olmadığın konu hakkında konuşma yapmaktan sakın. Nerede olursa olsun, Hak uğruna zorluklara dayan. Din bilgini derinleştir. Kendini hoşa gitmez şeylere sabretmeye alıştır. Hak uğruna sabretmek ne güzel bir huydur! Her şeyde nefsini Rabbine sığınmaya ikna et, böylece sen onu korunaklı bir kaleye, üstün bir engelleyiciye sığındırmış olursun. Ey oğulcuğum! Vasiyetimi iyi anla ve bil ki ölümün sahibi, hayatın da sahibidir. Yaratan, öldürendir. Yok eden, tekrar diriltendir. Derdi veren, dermanı da tekrar ihsan edendir. Dünya, Allah'ın nimetler verdiği fakat sınavlara da tâbi tuttuğu, yaptıklarımıza ahirette karşılık olarak mükafat ve ceza biçtiği bir yurttur. Ya da O, senin
