HZ. ALİ DÖNEMİNDE HZ. HASAN (5)


ne İmam Hasan kendisine karşı sertliğe başvurarak şöyle dedi: "Be hey adam! Sana verdiğimiz görevi bırak, anan olmayasıca minberimizden aşağıya in!" Bunun arkasından halka hitaben şunu söyledi: "Ey insanlar! Halifenizin çağrısına icabet edin. Ve kardeşlerinize katılın. Bu iş için sefere çıkanlar olacaktır. Allah'a yemin ederim ki, Ali'yi aklı başında kimseler izlerse, dünyada ve ahirette örnek olacak ve hayırlı bir sonuç ortaya çıkacaktır. Çağrımıza icabet ederek bizim ve sizin başınıza gelen belada bize yardım edin. Emirü'l-Mü'minin diyor ki: "Ben bu sefere ya zalim veya mazlum olarak çıktım. Ben Allah'ın hakkını gözeten kimsenin de mutlaka sefere çıkması hususunda Allah'ı hatırlatırım. Eğer mazlum isem, bana yardım etmiş olur, eğer zalim isem cezamı verir. Allah'a yemin ederim ki, Talha ve Zübeyr bana ilk biat eden ve ilk haksızlık eden kimselerdir. Ben zimmetime mal mı geçirdim veya herhangi bir hükmü mü değiştirdim? Sefere çıkın, marufu emredin ve kötülükten sakındırın." 361 Bu konuşmanın sonucunda halk İmam Hasan'ı dinledi ve çağrısına icabet etti. Fakat Mâlik Eşter işin tamamlanması için Ebu Musa'nın aşağılanmış ve gücü, benliği yıkılmış olarak makamından çıkarılması gerektiği görüşünde idi. Bu düşünce ile kendisine bağlı bir grup eşliğinde valilik sarayına gidip orayı kuşattılar. Ve sonra Ebu Musa'yı dışarı çıkardılar. Mesele İmam Hasan'ın istediği kıvama gelince halka dönerek onları şu sözlerle cihada çıkmaya çağırdı: "Ey insanlar! Ben yola çıkıyorum. İsteyen benimle hayvan sırtında yola çıksın, isteyen nehir yolundan gitsin." 362 Böylece halk yığınları İmam Hasan'ın çağrısına icabet etti. Şair Kays b. Sa'd bu durumu görünce içi sevinç dolarak şu beyitleri söyledi: 361 Hayatu'l İmam Hasan, c. 1, s. 437 362 Hayatu'l İmam Hasan, c. 1, s. 438