HZ. FÂTIMA KADINLARA İSLAM’I ANLATAN BİR MÜREBBİYE İDİ (7)


`Men yehdillah fema lehu min mudill.' (Allah kimi hidayete eriştirirse, onun için bir saptırıcı yoktur). Onun bu sözünden yolu kaybettiğini anladım. `Cinlerden misin, insanlardan mısın?' diye sordum. Cevaben dedi ki: `Yâ ben-i Adem huzû zîynetekum.' (Ey Adem oğulları, her mescid yanında ziynetleriniz takının). Bu sözüyle insanlardanım demek istedi. `Nereden geliyorsun?' diye sordum. Cevaben dedi ki: `Yunadevne min mekanin beid.' (Uzak bir yerlerden seslenirlerdi). Bu sözüyle uzak bir yerden geldiğini anladım. `Nereye gidiyorsun?' diye sordum. Cevaben dedi ki: `Ve lillahi ale'n-nasi hiccu'l-beyt.' (Ona bir yol bulup güç yetirenlerin Ev'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır). Mekke'ye gitmek istediğini anladım. `Yol yürüyemediğine göre seni devemin sırtına alayım mı?' dedim. Dedi ki: `Lev kane fî hima alihetün illellahu lefesedeta.' (Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah'ın dışında ilahları olsaydı, hiç tartışmasız ikisi de bozulup giderdi). Yani erkekle mahrem kadının bir deveye binmesi bozgunculuğa yol açar. Bu sözünden dolayı ben deveden inerek […]
Scroll to top