HZ. FÂTIMA’NIN ÇOCUKLUĞU (2)
Bu kabilecilik konusu, İslam'ın ilk davet yıllarında mensup olduğu kabilenin Hz. Peygambere çıkması bakımından bir mânâda faydalı olsa da, Resûlullah'ın vefatının hemen ardından siyasi çekişmeler için bir bahane olmuştur. Kabileler arasında savaşların eksik olmadığı ilk yıllarda cahiliye âdetleri sosyal hayatta kendini göstermekte idi. Kadınlar mal gibi alınıp satılabiliyordu. Kız çocukları törelere bağlılık uğruna diri diri toprağa gömülüyordu. Resûlullah'ın soyunu devam ettirecek Hz. Fâtıma işte böyle bir cehaletin içinde doğdu. Hz. Fâtıma'nın süt emme dönemi İslam'ın en sancılı yıllarına rastladığı için çok sıkıntılı geçmiştir. Hz. Ömer ve Hz. Hamza'nın Müslüman olmasına kadar gizli yapılan irşad vazifesi bundan sonra aleni olarak devam etmiş ve müşriklerin kin ve düşmanlıkları da had safhaya ulaşmıştı. Aynı dönemde Necaşi'nin, Müslümanlara sahip çıkması ve bazı kabilelerin İslam'a ısınmaya başlamaları da müşrikleri telaşlandırmıştı. Bu dönemde müşrikler, Haşimoğulları ile münasebetlerini tamamen keserek, kız alıp vermemeye, mal alıp satmamaya başladılar.
