HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (96)

"Cebrail celali Yüce Rabb'im tarafından Bana gelerek şöyle dedi: "Ey Muhammed, Allah (azze ve celle) Sana selam söylüyor ve buyuruyor ki: Kardeşin Ali'ye müjde ver ki, hiç şüphesiz Ben, O'nu sevene azap etmeyeceğim ve O'na düşman olana da merhamet etmeyeceğim."583 447- Abdullah b. Ömer, Resulüllah'ın Hz. Ali'yi yerine halife bıraktığında O'na şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Senin düşmanının Benim düşmanım ve benim düşmanımın Allah'ın düşmanı, yine Senin dostunun Benim dostum ve Benim dostumun da Allah'ın dostu olmasına razı değil misin?"584 448- Resulüllah Hz. Ali'ye hitaben: "Kıyamet günü olduğunda, ya Ali Seni nurdan bir tahtın üzerinde getireceklerdir. Başında nuru parlayan ve mahşer ehlinin gözlerini alan bir taç bulunacaktır. Bunun üzerine Allah tarafından şöyle bir nida yükselecek: "Nerededir, Muhammed Resulüllah'ın vasisi?" Sen, "İşte Ben buradayım" diye cevap vereceksin. Münadi tekrar şöyle seslenecek: "Seni seveni Cennete ve Sana düşmanlık yapanı (Cehennem) ateşine sok, zira Cennet ve ateşi bölen Sensin."585 449- İmam Ali er-Rıza, babaları […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (97)

yayı (dünya nimetlerini) Beni sevsin diye münafığın önüne döksem yine de Beni sevmez. Zira ümmi Peygamberin diline şöyle câri oldu: "Ya Ali mü'min sana buğzetmez ve münafık olan Seni sevmez."587 451- Said b. Müseyyeb, Zeyd b. Sabit'ten Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim, Ben hayatta iken ve Benim vefatımdan sonra Ali'yi severse, Allah güneş doğup battığı sürece onun için iman ve emniyeti yazar (dünya var oldukça iman ve emniyetini kaybetmez). Kim de Ben hayatta iken ve vefatımdan sonra O'na düşmanlık beslerse, cahiliye ölümüyle ölmüş olur ve bütün yaptıklarından hesaba çekilir."588 452- Yahya bin Abdurrahman el-Ensari, Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim, Ben hayata iken ve Benim vefatımdan sonra Ali'yi severse, Allah güneş doğup battığı sürece, onun için iman ve emniyeti yazar (dünya var oldukça, iman ve emniyetini kaybetmez), kim de Ben hayatta iken ve vefatımdan sonra O'na düşmanlık beslerse cahiliye ölümüyle ölmüş olur ve bütün […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (98)

müştaktır. Onun aydınlığı Ali dostlarına şiddetlidir. Hatta Cennete girmeden dünyada oldukları zamanda dahi (Cehennem) ateşi de Ali'nin düşmanlarına şiddetle öfke kusar. Hatta ona girmeden önce bu dünyada dahi."591 455- Resulüllah buyurdu: "Ya Ali, kim Seni severse, hiç kuşkusuz Beni sevmiştir ve Beni seven de Allah'ı sevmiş, kim Sana buğzederse, şüphesiz Bana buğzetmiş olur ve kim de Bana buğzederse, hiç şüphesiz Allah'a buğzetmiş olur. Allah'a buğzeden kimsenin üzerine de Allah'ın meleklerin ve bütün insanların laneti olsun."592 456- Resulüllah buyurdu: "Ya Ali, kim Seni sever ve Sana muhabbet beslerse, Ben de onu sever ve ona muhabbet beslerim. Kim de Sana buğzeder ve Sana düşmanlık beslerse, Ben de ona buğzeder ve düşmanlık beslerim, zira hiç kuşkusuz Sen Bendensin, Ben de Senden..."593 457- Resulüllah buyurdu: "Kim Beni seviyorsa, mutlaka Ali'yi de sevsin. Kim, Ali'ye düşman olursa, Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan, şüphesiz Allah'a düşman olmuştur. Allah'a düşman […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (99)

istiyorsa, Benden sonra Ali'yi ve O'nu sevenleri sevsin ve O'nun düşmanlarına düşman olsun."596 460- Mufazzal, İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da babalarından, onlar da Resulüllah'dan şöyle nakletmişlerdir: "Hiç kuşkusuz Allah, Ali'yi kendisiyle yaratıkları arasında bir nişane olarak belirlemiştir. O halde, kim O'nu tanırsa, mü'min olur. Kim O'nu inkâr eder, ona cahil kalırsa, yolunu şaşırır. Kim O'nun velayeti ile mahşere gelirse, Cennete ve kim O'nun düşmanlığı ile gelirse ateşe girer."597 461- Emirü'l-mü'minin Ali buyurdu: "Bizim hakkımızda gluvv yapmaktan (aşırı gitmekten) sakının. Bizim hakkımızda (Allah'ın) rubûbiyyeti altında olan kullar deyin. Sonra bizim faziletimizde istediğiniz şeyi söyleyebilirsiniz."598 462- Emirü'l-mü'minin Ali buyurdu: "Benimle ilgili iki kişi helak olacaktır. Aşırı (ölçüsüz) sevenim ve buğzeden düşmanım."599 463- İmam Rıza babaları kanalıyla Hz. Ali'den Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ya Ali, Sende İsa b. Meryem'e olan bir benzerlik vardır. O'nu bir topluluk sevdi ve sevgilerinde aşırı gittikleri için helak oldular. Bir grup da O'nun düşmanlığında aşırı gidip […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (100)

caktır. Aşırı seven ve aşırı buğzeden. Biz onların, bizim hakkımızda gluvv edip bizi haddimizin üzerine çıkarmalarından beriyiz. Aynı Hz. İsa b. Meryem'in hıristiyanlardan beri olduğunu iddia ettiği gibi."601 465- Ebu Hamza Sümali diyor ki, İmam Muhammed Bâkır bana hitaben şöyle buyurdu: "Ey Eba Hamza; Ali'yi Allah'ın yücelttiği yerden aşağı indirmeyin ve Allah'ın koyduğu yerden de yukarı çıkartmayın."602 466- Muhammed b. Müslim es-Sekafi, İmam Muhammed Bâkır'dan, Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Arş'ın sağ tarafında bir topluluk duracaktır ki yüzleri nurdan olan bu topluluk, nurdan minberler üzerinde yer alacaklardır. Onlar Ali'nin takipçileridir ve Ali'de onların imamı..."603 467- İbn-i Abbas, Resulüllah'tan Ali'ye şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ya Ali, Senin takipçilerindir kıyamet günü kurtuluşa erenler; kim onlardan bir tanesine hakaret ederse, Sana hakaret etmiştir ve kim Sana hakaret ederse, Bana hakaret etmiş sayılır. Böyle bir kimseyi de Allah ebedi kalmak üzere (Cehennem) ateşine sokacaktır. Ne kötü bir dönüş yeridir. Ya Ali, Sen Bendensin, […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (101)

Ya Ali, Senin taraftarlarının günahları ve kusurları affedilir. Ya Ali, Ben yarın Makam-ı Mahmud'da durduğum zaman, Senin taraftarlarının şefaatçisi olacağım. Bunu onlara müjdele. Ya Ali, Senin taraftarın Allah'ın taraftarıdır ve Sana yardım edenler, Allah'a yardım edenlerdir. Senin dostların Allah'ın dostlarıdır ve Senin hizbin Allah'ın hizbidir. Ya Ali, Senin velayetini kabul eden, saadete kavuşur, Sana düşmanlık besleyen bedbaht olur. Ya Ali, Cennette Senin için bir hazine vardır. Sen Cennetin Zülkarneyn'isin. Hamd, âlemlerin Rabb'ine mahsustur. Allah'ın salatı, yaratıklarının en üstünü olan Muhammed'e ve O'nun tertemiz, seçkin ve seçilmiş Ehl-i Beyt'ine olsun."604 468- Câbir b. Yezid, İmam Muhammed Bâkır'dan babaları kanalıyla, Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Cennet Ben girmeden önce peygamberlere haramdır. Ve biz Ehl-i Beyt'in taraftarları girmeden önce diğer milletlere haramdır."605 469- Ebû Akîl diyor ki: Biz Emirü'l-mü'minin Ali b. Ebi Tâlib'in yanında olduğumuz sırada şöyle buyurdu: "Bu ümmet yetmiş üç fırkaya bölünecektir. Canımı elinde tutana and olsun […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (102)

ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir topluluk bulunur" (Araf: 181). Onlar ise Ben ve taraftarlarımdır."607 471- Hz. Ali, Resulüllah'a şöyle arz etti: "Ya Resulallah, fırka-i naciye (kurtuluş ehli olan fırka) kimlerdir?" Allah Resulü şöyle cevap verdiler: "Senin ve arkadaşlarının üzerinde oldukları şeye sarılanlardır."608 472- Resulüllah buyurdu: "Ümmetim arasında parçalanma ve ihtilaf olacaktır. O zaman bu (Ali) ve arkadaşları hak üzere olacaklardır"609 473- Hz. Ali'den şöyle nakledilmiştir: "Kıyamet günü olduğunda insanlar annelerinin ismiyle çağırılacaklardır. Benim taraftarlarım ve Beni sevenler hariç. Onlar kendi ismiyle çağrılacaklardır. Temiz bir doğuma sahip oldukları için... "610 474- Muhammed b. Hanefiyye, babası Hz. Ali'den şöyle nakletmektedir: "Bir gün Ben uyuyordum. Birden Resulüllah içeri girdi. Bana baktı ve ayağıyla Bana dokundu ve şöyle buyurdu: "Kalk ayağa babam anam Sana feda olsun. Cebrail Bana geldi ve şöyle dedi: "Şuna müjde ver ki hiç şüphesiz Allah-u Teala imamları O'nun sulbünde karar kılmıştır." Yine şüphesiz, […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (103)

475- Rayyan b. Sait, İmam Ali Rıza'dan, babaları kanalıyla, Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ali'nin taraftarıdır, kıyamet gününde kurtuluşa erecek kimseler."612 476- Resulüllah buyurdu: "Ümmetimden Cennete yetmiş bin kişi sorgusuz sualsiz girecektir." Sonra yüzünü Ali'ye dönerek şöyle devam ettiler: "Onlar Senin taraftarlarındır, Sen de onların imamısın."613 477- Muhammed b. Abdirrahman diyor ki: İmam Câfer-i Sâdık'tan Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Ali'nin taraftarlarını küçümsemeyin, onlardan bir tek kişi (iki büyük Arap kabilesi olan) Rabia ve Muzar kabilelerinin sayısınca insana şefaat edeceklerdir."614 478- Ebu Hamza, İmam Câfer-i Sâdık'ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Kıyamet gününde biz Ehl-i Beyt'ten sonra Allah'ın Arş'ına yaratıkların en yakını olan bizim taraftarlarımızdır."615 479- Ebu Bâsir, İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle nakletmiştir: "Bizim taraftarımız takva ve çaba ehlidir. Vefa ve emanet ehlidir, zühd ve ibadet ehlidir, gece ve gündüz boyu (farz ve nafileden oluşan) 51 rekat namaz ehlidir. Onlar gece ibadet eder, gündüzleri oruç tutarlar. Mallarının zekatını verir ve Beytullah'ın […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (104)

480- Mufazzal, İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle nakletmiştir: "Câfer'in taraftarı, ancak mide ve cinsî iffete sahip olan (Allah yolunda) çok çaba gösteren, Rabbi için amel edip, O'nun sevabını ümid eden ve cezasından korkan kimsedir. Eğer böyle vasıflara sahip olanları görürsen, işte onlardır Câfer'in taraftarları..."617 481- Resulüllah buyurdu: "Hiç kuşkusuz bizim taraftarımız, bizi izleyen ve amellerimizde bize uyan kimsedir."618 482- Ebdulazim'den, İmam Ali Rıza'nın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Ey Abdulazim, benim dostlarıma selamımı ilet ve onlara de ki, kendi nefislerinde Şeytana bir (nüfuz) yolu bırakmasınlar.""619 483- Emirü'l-mü'minin Ali'den şöyle nakledilmiştir: "Benim taraftarlarımı iki hasletle deneyin. Eğer bu iki haslet onlar da olursa, onlar Benim taraftarlarımdır. Namaz vakitlerini korumaları (namazlarını vaktinde kılmaları) ve mallarını mü'min kardeşleriyle paylaşmaları... Eğer bu iki haslet olmazsa, (Benden) uzaktırlar, uzak!.."620 484- İmam Hasan'ül-Mücteba, babası Emirü'l-mü'minin'den Resulüllah'ın kendisine şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Ensar'dan Sana ancak aslı yahudi olan kimse buğzeder."621 485- Hz. Ali'den, Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyur[…]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (105)

olsa ve onu Allah yolunda infak etse, bin yıl yaya olarak hacca gidecek kadar uzun bir hayat yaşasa, sonra da Safâ ile Merve arasında mazlum olarak öldürülse ama Seni sevmezse ya Ali, Cennetin kokusunu bile alamayacaktır. Ve ona asla giremeyecektir."622 486- İbn-i Abbas'tan şöyle nakledilmiştir: "Adamın biri, Resulüllah'tan kendisini Cennete götürecek bir ameli sorunca, Allah Resulü şöyle buyurdu: "Farz namazlarını kıl, Ramazan orucunu tut, cenabetten guslederek temizlen ve Ali'yi sev; sonra hangi kapıdan istersen Cennete gir. Beni hak olarak peygamberliğe seçen (Allah'a) and olsun ki, eğer bin yıl namaz kılsan, bin yıl oruç tutsan, bin yıl hac yapsan, bin kere (Allah yolunda) savaşsan, bin köle azad etsen; Tevrat, İncil, Zebur ve Furkan'ı (Kur'an'ı) okusan, bütün peygamberlerle görüşsen ve her peygamberle birlikte bin kere hac yapsan, sonra da ölsen ama kalbinde Ali ve evlatlarının sevgi ve muhabbeti bulunmazsa Allah seni münafıklarla beraber (Cehennem) ateşine sokacaktır..."623 487- […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (106)

489- Hz. Aişe'den şöyle nakledilmiştir: Hz. Peygamberi gördüm ki, Ali'yi kucaklayarak öptüğü halde şöyle buyurdu: "Babam feda olsun, o yalnız kalacak şehide..."626 490- Esbağı b. Nübate diyor ki: Emirü'l-mü'minin'e "Resulüllah sakalını boyardı, siz niye boyamıyorsunuz?" diye sorduğumda şöyle buyurdu: "Ümmetin en bedbahtını bekliyorum ki sakalımı başımın kanıyla boyasın. Bu Habib'im Resulüllah'tan Bana verilen bir haberdir." (Not: Burada Resulüllah'ın bir hadisine işaret vardır ki, Hz. Ali'nin katilini "gelmiş geçmiş insanların bedbahtı" olarak tanıtmaktadır.)627 491- İmam Câfer-i Sâdık babaları kanalıyla Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim vefatından sonra Ali'yi ziyaret ederse Cenneti hak etmiş olur."628 492- Kunduzî, Yenâbiü'l-Mevedde kitabından şöyle nakledilmiştir: "Hz. Ali'nin mübarek başına (İbn-i Mülcem'in) darbesi değdiğinde şöyle seslendi: "Kâbe'nin Rabb'ine and olsun ki kurtuldum!"629 493- Resulüllah Mekke'nin fetih günü Ali b. Ebi Tâlib'e şöyle buyurdu: "Kâbe'nin üzerindeki şu putu görüyor musun?" Hz. Ali, "Evet ya Resulallah" dediğinde şöyle buyurdu: "Ben Seni omzuma 626 El-Menakıb, Harzemî s. […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (107)

alayım o putu aşağı indir." Hz. Ali, "Ben Seni omuzlayayım ya Resulallah" dedi. Resulüllah O'na şu cevabı verdi: "Allah'a and olsun ki, eğer Rabia ve Muzar kabileleri hep birlikte, Ben diriyken Benim bir parçamı bile taşımaya çalışsalar bunu yapamazlar. Ama Sen yerinde dur ya Ali." Ardından Allah Resulü eliyle Hz. Ali'nin iki topuğundan tutup yerden kaldırıverdi ve yukarıya doğru yükseltti. O kadar kaldırdı ki, koltuk altlarının beyazlığı gözüktü. Sonra ona, "Ne görüyorsun Ya Ali?" diye sordu.Hz. Ali şöyle dedi: "Görüyorum ki Allah (azze ve celle) Beni Seninle şereflendirmiştir. Öyle ki eğer Ben gökyüzüne dokunmak istersem bunu yapabilirim." Sonra Resulüllah "İndir putu ya Ali" buyurdu. Hz. Ali de indirip aşağıya fırlattı. Sonra Resulüllah Hz. Ali'nin altından çıkıp, ayaklarını bıraktı. Hz. Ali yere düştü ve güldü. Resulüllah "Niye güldün ya Ali?" diye sorunca, Hz. Ali şöyle cevap verdi: "Ta Kâbe'nin üzerinden aşağıya düştüm ama hiçbir şey olmadı Bana." Resulüllah şöyle buyurdu: "Nasıl […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (108)

"Ey Ali, Allah'tan Senin için beş şeyi sordum (istedim) dördünü verdi ve birini men etti. Sordum ve Bana Senin için şunları verdi: Kıyamet gününde yer ilk Senin üstünden yarılacak. Sen Benimle beraber ve Liva-i Hamd Senin elinde olacak, onu Sen taşıyacaksın. Senin Benden sonra mü'minlerin velisi olduğunu, Bana verdi."631 497- İbn-i Abbas'tan rivayetle, Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kıyamet gününde biz dört kişiden başka herkes yayandır. Bunun üzerine amcası Abbas ayağa kalkıp şöyle dedi: "Bu dört binici kimlerdir ya Resulallah?" Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ben Burak'ın üstünde olacağım. Yüzü insan yüzü gibi, yanakları ise at yanağı gibidir..." Resulüllah (s.a.v.) Burak'ı vasfettikten sonra Abbas dedi ki: "Daha kimler ya Resulallah?" Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ve kardeşim Sâlih (a.s.) kavminin kestikleri devesi üzerinde olacak." Abbas dedi ki: "Daha kimler ya Rasulallah?" Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ve amcam Hamza bin Abdülmuttalib, Allah ve Resulü'nün aslanı, şehitlerin seyyidi... Benim devemin üzerinde […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (109)

Bu sözler üzerine Arş'ın ortasından şöyle bir ses gelecek: Bu (İmam­ı Ali), ne yakın bir melek, ne de mürsel bir nebidir, ne de Arş'ı taşıyandır. Bu Ali bin Ebi Tâlib'dir. Rabbil âleminin Resulü'nün vasisidir. Takva sahiplerinin imamı, elleri ve ayakları pak olanların önderidir."632 498- Ebu Said el­Hudri'den: "Resulüllah (s.a.v.) ahdi bozanlara, adaletten sapıp zulmedenlere ve dinden çıkanlara karşı savaşmamızı emr etti. Bizler sorduk ki, "Ya Resulallah, bizlerin bu toplumlara karşı savaşmamızı emrettin, hangi önder ile onlara karşı savaşalım?" Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ali bin Ebi Tâlib ile beraber onlara karşı savaşacaksınız. Ammar bin Yâsir, Ali ile beraberken öldürülecek."633 499- Resulüllah (s.a.v.) buyurmuştur ki: "Mirac Gecesi Beni göğe götürdüklerinde peygamberleri topladılar. Ben de onlarla beraber oturdum. Bir melek gelerek Bana şöyle dedi: "Allah Teala buyuruyor ki: Bu peygamberlerden ne üzere gönderildiklerini sor." "Ne üzere gönderildiniz?" diye sorduğumda "Senin velayetin ve Ali bin Ebi Tâlib'in velayeti üzere gönderil[…]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (110)

sevmiştir. Her kim Ali'ye buğzederse bana buğzetmiştir. Bana buğzeden ise, şânı yüce olan Allah'a buğzetmiştir."635 501- Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Her peygamberin vasi ve vârisi vardır; Benim vasi ve vârisim ise Ebu Tâlib oğlu Ali'dir."636 502- Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Ey Ensar topluluğu! Sizleri sıkıca sarıldığınız takdirde asla sapmayacağınız bir kimseye hidayet edeyim mi?" Ashab: "Evet ya Resulallah" deyince, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Sarılmış olduğunuz takdirde dalalete düşmeyeceğiniz o kimse (gördüğünüz) bu Ali'dir. Öyleyse Benim sevgimle O'nu seviniz; Benim kerametimle O'na ikramda bulununuz. Şüphesiz Cebrail, Allah tarafından size söylediklerimi Bana emretti."637 503- Amran bin Hüseyin'den; dedi ki: "Resulüllah, başında Ali bin Ebi Tâlib olmak üzere bir ordu göndermişti. Savaştıkları yerde aldıkları esirlerden Ali kendine de bir cariye aldı. Ali'nin etrafındakiler bunu, Ali'ye fazla görüp istemediler. Ashabdan dört kişi birbiriyle anlaşıp şöyle dediler: "Resulüllah'ı (s.a.v.) gördüğümüzde Ali'nin yaptığını anlatacağız." Müslümanlar bir seferden döndüklerinde ilk önce Resulüllah'ın (s.a.v.) yanına […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (111)

ayağa kalkıp şöyle dedi: "Ya Resulallah, bakmaz mısın, Ali bin Tâlib şöyle şöyle yaptı?" Resulüllah (s.a.v.) yüzünü o sahabeden çevirdi, ikincisi ayağa kalkıp birincinin dediğini söyledi, Resulüllah (s.a.v.) ondan da yüzünü çevirdi. Üçüncüsü de ayağa kalkıp aynı sözleri söyledi. Resulüllah (s.a.v.) bu sahabeden de yüzünü çevirdi. Sonra dördüncüsü ayağa kalkıp aynı şeyi söyledi. Bunun üzerine Resulüllah, (s.a.v.) yüzünde öfke alametleri belli olduğu halde şöyle buyurdu: "Ali'den ne istiyorsunuz? Ali'den ne istiyorsunuz? Ali'den ne istiyorsunuz? Ali Benden, Ben de Ali'denim. Ali, Benden sonra tüm mü'minlerin velisidir."638   638 Usd'ül-Gabe fi Ma'rifet es-Sahabe, el-Cezri, s. 107

EHL-İ SÜNNET VE EHL-i BEYT MEKTEBİ’NİN RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNE VE HADİSLERE KARŞI TUTUMU

Ehl-i Beyt mektebi izleyicileri, Resulüllah'tan sonra dinî öğretilerini oniki Ehl-i Beyt imamından, Ehl-i Sünnet izleyicileri ise bu öğretiyi hiçbir fark gözetmeksizin Resulüllah'ın ashabından almışlardır. Ehl-i Sünnet mektebi izleyicileri Resulüllah'ın ashabının tamamını adil bilmekte, Ehl-i Beyt mektebi izleyicileri ise, dinî öğretileri Hz. Ali'nin düşmanlarından olan râvilerden ister sahabeden, ister tabiinden, ister tabiinin öğrencilerinden veya diğer tabakalardan olsun almamaktalar. Oysa Buhari, Ehl-i Beyt imamları izleyicilerinden binlerce muhaddisin kendisinden binlerce hadis rivayet ettiği Ehl-i Beyt mektebi imamlarının altıncısı Caferi Sâdık'tan bir tek rivayet bile nakletmemiştir. Oysa Harici İmran b. Hittan'dan Buhari, Ebu Davud ve Nesei kendi sahihlerinde hadis rivayet etmişlerdir. Bakınız, bu

EHL-İ SÜNNET VE EHL-i BEYT MEKTEBİ’NİN RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNE VE HADİSLERE KARŞI TUTUMU (2)

eserlerde kendisinden hadis rivayet edilen İmran b. Hattan, Hz. Ali'yi öldüren Abdullah ibn-i Mülcem'in bu davranışını nasıl da övmektedir: "Bu takvalı birinden öyle bir vuruştur ki Bununla ancak Arş'ın sahibinin rızasını istedi. Anlatarak öveceğim onu her an, sayacağım Allah'ın katında varlıklar içinde terazisi en ağır olan." Öte yandan Nesei kendi Sahih'inde İmam Hüseyin'in katili Ömer b. Sa'd'dan rivayetlere yer vermektedir. Oysa rical alimleri onun hakkında şöyle yazmaktadır: "O, doğru konuşan bir kimseydi. Fakat Hüseyin b. Ali'yi öldüren orduya komutanlık yaptığı için halk ondan nefret etmektedir." Ehl-i Beyt mektebi izleyicileri ise bu zata lanet yağdırmaktadır.

İKİ MEKTEBİN HİCRET’İN BİRİNCİ ASRINDA RESULÜLLAH’IN HADİSLERİNİN YAZILMASI KONUSUNDAKİ TUTUMU

Halifeler, Resulüllah'ın hadislerinin yazılmasını ve yayılmasını önlerken Ehl-i Beyt mektebi izleyicileri buna karşı çıkmış ve hadisleri yaymak için çok ciddi bir faaliyet başlatmışlardır. Bu iki hareket, Resulüllah'ın hayatının son anlarında yanındakilere dönerek "Bana bir kağıt getirin de Benden sonra asla sapmayasınız diye size bir şey yazayım" buyurması üzerine "Resulüllah sayıklıyor" dedikleri andan itibaren baş gösterdi. Buhari, İbn-i Abbas'tan rivayet ettiği hadiste bu sözü kimin söylediğini açıklıyor: "Resulüllah'ın ölüm vakti gelip çatınca, aralarında Ömer b. Hattab'ın da olduğu birkaç kişi Resulüllah'ın evinde olduğu bir sırada, `Gelin Benden sonra asla sapmamanız için size bir şey yazayım' buyurdu. Ömer, `Resulüllah'ı ağrı kuşatmış, sizin yanınızda Allah'ın Kitabı var, Allah'ın Kitabı bize yeter!' dedi. Ömer'in bu sözü üzerine Resulüllah'ın emrini yerine getirme konusunda orada bulunanlar arasında ihtilaf yaşandı. Bazıları

İKİ MEKTEBİN HİCRET’İN BİRİNCİ ASRINDA RESULÜLLAH’IN HADİSLERİNİN YAZILMASI KONUSUNDAKİ TUTUMU (2)

Ömer'in sözünü desteklediler. Sesler yükselmeye başladı. Ve kimin ne dediğinin anlaşılmadığı bir ortam oluştu. Bunun üzerine Resulüllah, `Dışarı çıkın, Benim yanımda birbirinize bağırmanız yakışmaz' buyurdu."639 Hz. Ömer'in kendisi olayı şöyle anlatıyor: "Biz Resulüllah'ın yanında oturmuştuk. Kadınlarla aramızda bir perde vardı. O sırada Resulüllah şöyle buyurdu: Benden sonra asla sapmayasınız diye size bir şey yazmam için Bana kağıt kalem hazırlayın.' Resulüllah'ın eşleri, `Resulüllah'ın emrini yerine getirin' dediler. Ben karşı çıkıp şöyle dedim: `Siz konuşmasanız daha iyi olur. Siz Resulüllah'ın eşleri O hasta olunca gözünüzden yaş çıkması için gözlerinizi sıkar fakat O iyileşir iyileşmez yakasını tutarsınız.' Bunun üzerine Resulüllah, `Onlar sizden daha iyidir' buyurdu."640 Bazı rivayetlerden onların bu olaydan çok önce Resulüllah hayattayken hadislerin yazılmasını engelledikleri anlaşılmaktadır. Abdullah b. Amr b. As şöyle diyor: "Ben Resulüllah'tan duyduğum her şeyi yazıyordum. Kureyş Muhacirleri beni bu işten alıkoyarak dediler ki `Sen Resulüllah'tan duyduğun her şeyi yazıyorsun. Oysa Resulüllah da bir […]
Scroll to top