HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (36)

hit tuttu. Ey Fâtımâ, bil ki, Allah Teala yeryüzüne teveccüh edip oradan Babanı seçti. Ve O'nu peygamber olarak gönderdi. Sonra ikinci defa teveccüh etti. Ve bu sefer yaratıkların arasından eşin Ali'yi seçti. Ve O'nu da vasi olarak kararlaştırdı. Ardından Seni yedi göğün üstünden Ali'yle evlendirdi. Bana da Seni O'nunla evlendirmemi ve O'nu kendime vasi ve vezir olarak seçmemi emretti. Evet Ali, kalbi en şecaatli olan, insanlardan en çok ilme sahip olan, insanlardan en güzel hüküm verebilen, insanlar içinden en önce iman eden, onların en cömerdi olan ve onlar içinden en güzel ahlaka sahip olan kimsedir."313 177- İmam-ı Câfer-i Sâdık'tan şöyle nakledilmiştir: "Eğer Allah, Emirü'l-mü'min'in Ali'yi, Fâtımâ için yaratmasaydı, Adem'den tutun aşağıya doğru insanlardan hiç kimse Fâtımâ'ya eş olamazdı."314 178- İmam Hüseyin babası Ali b. Ebi Tâlib'den şöyle nakletmiştir: Resulüllah Bana buyurdu ki: "Sen Cennete ilk girecek kimsesin." "Ya Resulallah" dedim, "Ben Senden de mi önce gireceğim?" […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (37)

için beyaz inciden bir çadır kurulacaktır. İki halilin arasında yer alan habib için ne dersiniz?"317 181- "Ya Ali, Sen Cennette Benim sarayımda kızım Fâtımâ ile birlikte olacaksın, O Senin dünya ve ahirette eşin olacaktır, Ben de Senin arkadaşın." Ardından Resulüllah şu ayeti okudu: "Köşkler, divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklardır." (Hicr: 47). Onlar Allah için birbirlerini sevdikleri halde, birbirlerine bakacaklardır."318 182- Resulüllah Ali'ye hitaben: "Senin Cennetteki yerin, Benim evimin karşısında olacaktır."319 183- Resulüllah Ali'nin elinden tutarak şöyle buyurdu: "Ya Ali, Cennetteki menzilin, Benim menzilimin karşısında olmasına razı değil misin?" Hz. Ali, "Evet razıyım. Anam babam Sana feda olsun Ya Resulallah" deyince şöyle buyurdu: "Hiç şüphesiz Senin Cennetteki menzilin, Benim menzilimin önünde olacaktır."320 184- Hz. Zeyneb, annesi Hz. Fâtımâ'dan şöyle naklediyor: Allah Resulü Ali'ye baktı ve şöyle buyurdu: "İşte bu Cennettedir."321 185- "Ya Ali, Sen Cenneti ve (Cehennem) ateşini bölensin; Senin muhabbetinle iyiler kötülerden ayrılır, hayır […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (38)

186- "Ya Ali, Sen Cennet ve Cehennem ateşini bölensin."323 187-"Ya Ali, Sen kıyamet günü Cenneti ve (Cehennem) ateşini bölecek kimsesin. Ateşe şöyle hitap edeceksin: Bu senindir, bu da Benim."324 188- Ebu Said, Resulüllah'tan şöyle rivayet etmiştir: "Kıyamet günü olduğunda Cennetle görevli Rıdvan'a ve Cehennemle görevli olana, "Anahtarları Ali'ye verin" diyeceğim."325 189- Abdullah b. Abbas Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ey İbn-i Abbas, Ali'den asla ayrılma, hiç şüphesiz hak O'nun dilinde ve kalbindedir. O Cennetin ve Cehennemin kilidi ve anahtarıdır. O'nunla (insanlar) Cennet ve Cehenneme gireceklerdir."326 190- "Ya Ali, Sen (Cehennem) ateşini ve Cenneti bölensin. Sen Cennet kapısını çalıp sevenleri sorgusuz bir şekilde ona sokacaksın."327 191- Hz. Aişe'den rivayetle Resulüllah şöyle buyurdu: "Ali hakkında Bana eziyet etme: Zira hiç şüphesiz o mü'minlerin emiri ve müslümanların efendisidir. Allah kıyamet gününde O'nu -Sırat'ın üstündeoturtacaktır. Böylece O, dostlarını Cennete ve düşmanlarını da (Cehennem) ateşine sokacaktır."328 192- İmam Bâkır, babalarından […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (39)

"Ya Ali, nasıl olacaksın? Cehennem kenarında durduğunda ve Sırat'a geldiğinde (o gün) insanlara `geçin' denilecek ve Cehenneme şöyle hitap edeceksin: Bu senin, bu da Benim." Hz. Ali, "Ya Resulallah, `bunlar benim' diyeceğim, o kimseler kimlerdir?" diye sorduğunda, şöyle buyurdu: "Onlar Seni takib edenlerdir. Sen nerede olursan onlar da Seninle olacaklardır."329 193- Resulüllah buyurdu ki: "Kıyamet günü Allah Bana ve Ali b. Ebi Tâlib'e şöyle buyuracaktır: `Sizi sevenleri Cennete ve size buğzedenleri (Cehennem) ateşine sokun.' Allah Teala'nın, Kur'an'daki, `Atın her inatçı kâfiri Cehenneme' (Kaf: 24) sözü de bunu ifade etmektedir."330 194- İbn-i Abbas'tan: "Kıyamet günü olduğunda, Allah, Cebrail'e Cennetin kapısında oturmasını ve ancak Ali b. Ebi Tâlib'den aldıkları berat belgesini taşıyanları Cennete sokmasını emredecektir."331 195- Resulüllah şöyle buyurdu: "Ali b. Ebi Tâlib, Cennet kapısına asılmış bir halkadır. Kim O'na tutunursa Cennete girer."332 196- El-Menakıb kitabında, Hatib-i Bağdadi vasıtası ile Resulüllah'tan şöyle nakledilmiştir: "Cennet kapısının halkası, altın yüzeyler üzerine yerleştirilmiş, […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (40)

197- "Sen, Kâbe gibisin. (Kâbe'ye olduğu gibi) Sana gelinir, Sen kimseye gitmezsin. Eğer şu topluluk, Sana gelir de hilafeti teslim ederlerse kabul et. Ama onlar gelmezse, Sana gelinceye kadar Sen onlara gitme."334 198- "Ya Ali, Sen (mü'minlerin istikametini tayin etmede) Kâbe yerindesin."335 199- Ebuzer Gıfari'den: "Ali'nin misali, sizin aranızda veya ümmet arasında (tereddüt Ebuzer'dendir) Kâbe-i Müşerref'e gibidir. O'na bakmak ibadettir. O'nun ziyaretine gitmek bir vecibedir."336 200- "Ben ve Ali bu ümmetin iki babasıyız."337 201- "Ben ve Ali b. Ebi Tâlib, bu ümmetin iki babasıyız. Hiç şüphesiz Bizim onların boynundaki hakkımız, anne-babalarının hakkından daha büyüktür. Eğer bize itaat ederlerse, onları ateşten kurtarıp, rahatlık ve huzur yurduna götürürüz. Ve kölelikten kurtarıp en seçkin özgürlere kavuştururuz."338 202- İmam-ı Câfer-i Sâdık'tan: "İki babadan birisi Benim, diğeri ise Ali b. Ebi Tâlib'dir. Bu iki baba ölüm anında (herkese) görüneceklerdir."339 203- "Babalarınızın en faziletli olanı ve takdir ve teşekkür edilmeye en layık olanı […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (41)

204- "Ali'nin insanlar üzerindeki hakkı, babanın evladı üzerindeki hakkı gibidir."341 205- "Ali'nin bu ümmet üzerindeki hakkı, babanın evladı üzerindeki hakkı gibidir."342 206- İmam Ali er-Rıza, babaları kanalı ile Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Ben Allah (Azze ve Celle)'nin yarattıklarının efendisiyim. Ben Cebrail, Mikail, İsrafil, Arş'ın taşıyıcısı meleklerden ve bütün mukarreb meleklerden ve Allah'ın peygamber ve resullerinden üstünüm. Şefaatin ve (değerli Kevser) havzının sahibiyim Ben. Ben ve Ali bu ümmetin iki babalarıyız. Kim Bizi tanırsa, Allah (Azze ve Celle)'yi tanımıştır. Ve kim Bizi inkar ederse Allah (Azze ve Celle)'yi inkar etmiştir. İki peygamber torunu ve Cennet gençlerinin efendisi olan Hasan ve Hüseyin, Ali'dendir. Hüseyin'in evladından ise dokuz imam olacaktır ki onlara itaat etmek Bana itaat etmektir. Onlara karşı gelmek Bana karşı gelmektir. Onların dokuzuncusu, onların Kaimi ve Mehdisi olacaktır."343 207- Ubeydullah b. Rafi'den: "Resulüllah oturduktan sonra ne zaman kalkmak isterse, Ali'den başkası O'nun elinden tutmazdı. Resulüllah'ın […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (42)

209- İmam Hüseyin babasından şöyle nakletmiştir: "Hz. Peygamber, Ali'ye kendisine gusül verme işini üstlenmesini vasiyet etti. Hz. Ali, "Ya Resulallah, buna dayanamayacağımdan korkuyorum" dediğinde şöyle buyurdu: "Bu işte Sana yardım edilecektir." Hz. Ali şöyle devam etmiştir: "Allah'a yemin olsun ki Resulüllah'ın hangi uzvunu çevirmek istediysem Benim için çevrildi."346 210- Resulüllah buyurdu ki: "Benim bedenimi çıplak olarak kimsenin görmesi caiz değildir. Ali hariç!"347 211- Hz. Ali'den: "Resulüllah, Benden başka kimsenin O'na gusül vermemesini vasiyet etti. `Benim avretimi kim görürse kör olur' buyurdu." Hz. Ali şöyle devam etti: "Abbas ve Usame perde arkasından Bana su veriyorlardı. Ben Resulüllah'ın hangi uzvuna elimi uzatsam, sanki otuz kişi de Benimle birlikte O'nu çeviriyordu. Bu durum gusül bitinceye kadar devam etti."348 212- Seleme b. Amr b. Ekva'dan şöyle nakledilmiştir: Allah Resulü, Ebu Bekir'i sancağı ile (İbn-i Hişam'ın nakline göre rengi beyaz idi) Hayber kalelerinden bazılarına gönderdi. O savaştı ve geriye döndü. Bütün […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (43)

Seleme şöyle devam etmiştir: Resulüllah, Ali'yi yanına çağırdı. O sırada O'nun gözü ağrıyordu. Allah Resulü, tükrüğünü O'nun gözüne sürdü. Ardından şöyle buyurdu: "Al şu sancağı ve Allah Sana fethi nasip edinceye kadar ilerle."349 213- Ömer b. Hattab'dan: Resulüllah şöyle buyurdu: "Yarın sancağı öyle birisine vereceğim ki, Allah ve Resulü'nü sever, Allah ve Resulü de O'nu sever. O ard arda (düşmana) saldıran ve asla geri kaçmayan birisidir. Allah fethi O'na nasip kılacaktır. Cebrail O'nun sağında, Mikail de solunda hareket edeceklerdir." İnsanlar o geceyi iştiyak içinde sabahladılar. Sabah olduğunda, Allah Resulü, "Ali nerededir?" diye seslendi. Dediler ki, "Ya Resulallah, O'nun gözleri görmüyor." "O'nu Bana getirin" buyurdu. Hz. Ali O'nun yanına getirildiğinde, "Bana yaklaş" buyurdu. Hz. Ali yaklaştı ve Allah Resulü, tükrüğünü eli ile O'nun gözlerine sürdü. Bunu üzerine Ali, sanki önceden gözleri hiç rahatsız olmamış gibi ayağa kalktı."350 214- Buhari ve Müslim'in sahihlerinde rivayet şöyle nakledilmiştir: "Allah […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (44)

215- Amr b. Abdived, Hendek günü (müslümanları) savaşta teke tek meydan kapışmasına çağırdığında kimse ona müspet cevap vermedi. Hz. Ali, "Canım Sana feda olsun ya Resulallah, Bana izin veriyor musun?" Allah Resulü, "Ama o, Amr b. Abdived'dir" buyurduğunda Ali, "Ben de Ali b. Ebi Tâlib'im" dedi. Ardından Resulüllah'ın izni ile Amr'ın karşısına çıktı ve onu öldürdü.352 216- Hz. Ali bin atlıya bedel olan Amr b. Abdived'in karşısına çıkıp onu öldürdü. Ondan önce Allah Resulü Hz. Ali hakkında şöyle dua etmişti: "Allah'ım O'nu önünden ve arkasından, sağından ve solundan, yukarısından ve aşağısından koru."353 217- Abdullah b. Mesud'dan: Ali, Amr b. Abdived'in karşısına çıktığında Allah Resulü şöyle buyurdu: "Bütün iman, bütün şirkin karşısına çıkmıştır." Onu öldürdüğünde ise şöyle buyurdu. "Müjdeler olsun Sana Ey Ali, Senin bugünkü amelin öyle bir amel ki, bütün ümmetimin ameli ile tartılsa, Senin amelin onların ameline ağır basar."354 218- Hz. Peygamber Hz. Ali'ye Amr […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (45)

220- Resulüllah şöyle buyurmuştur: "Ali'nin Hendek gününde Amr b. Abdived ile mücadelesi, ümmetimin kıyamet gününe kadarki amelinden üstündür."357 221- İmam Câfer-i Sâdık babasından, o da İmam Zeynel Abidin'den Resulüllah'ın, Ali b. Ebi Tâlib'e şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ey Ebe'l Hasan, eğer bütün yaratıkların imanları ve amelleri bir kefeye ve senin Uhud Savaşı'ndaki amelin diğer bir kefeye konsa, hiç şüphesiz Seninki bütün mahlukata ağır basar. Allah-ü Teala, Uhud gününde Seninle mukarreb meleklerine övündü. Gökten perdeyi kaldırdı ve Seninle Cenneti ve onda olanları aydınlattı. Senin dilinle alemler sevindi. Hiç şüphesiz Allah-u Teala, o güne karşılık Sana her peygamber, resul, sıddık ve şehidin gıpta edeceği bir karşılık verecektir."358 222- İmam-ı Câfer-i Sâdık'tan babaları kanalı ile Resulüllah'ın şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Ben (Mirac Gecesi'nde) göğe çıkarıldığımda, Rabb'im Ali hakkında Bana şu üç kelimeyle açıklamada bulundu. Ve "Ya Muhammed" diye Bana hitap edince, Ben, "Emrine amadeyim ey Rabb'im" dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (46)

Rabb'im" dediğimde şöyle buyurdu: "Ali, Senden sonra Benim halk üzerindeki hüccetim, Bana itaat edenlerin imamıdır. O'na itaat eden Bana itaat etmiştir. Ve kim O'na karşı gelirse, Bana karşı gelmiştir. O'nu ümmetin içinde tayin et ki, Senden sonra O'nunla hidayet bulsunlar."360 224- Resulüllah buyurdu ki: "Ben korkutucuyum. Ali ise hidayet edendir. Ya Ali, Seninle hidayet arayanlar, hidayet bulacaklardır."361 225- İmam Câfer-i Sâdık, babası İmam Muhammed Bâkır'dan, o da İmam Zeynel Abidin'den, o da babası İmam Ali'den şöyle nakletmişlerdir: Resulüllah Bana buyurdu ki: "Ey Ali, Sen mü'minlerin emiri ve muttakilerin imamısın. Ya Ali, Sen vasilerin efendisi, peygamberlerin ilminin vârisi, sıddıkların en iyisi ve önde gidenlerin en üstünüsün. Ya Ali, Sen dünya kadınlarının efendisinin eşi ve gönderilmiş resullerin en iyisinin halifesisin. Ya Ali, Sen mü'minlerin mevlâsı ve Benden sonra bütün insanların üzerindeki hüccetisin. Seni seven Cenneti ve Sana düşman olan (Cehennem) ateşini hak etmiştir. Bunu Cebrail Bana haber verdi."362 […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (47)

Rabb'im Benimle münacaat etme lütfunda bulunduğunda Bana şöyle buyurdu: "Ya Muhammed!" Ben, "Emrine amadeyim, ey Benim Rabb'im, Sen bereketli ve yücesin" dedim. Devamen şöyle buyurdu: "Hiç şüphesiz Ali Benim velilerimin imamıdır ve Bana itaat eden kimsenin nurudur. O muttakilere elzem kılınan kelimedir. Kim O'na itaat ederse, Bana itaat etmiş olur, kim O'na karşı gelirse Bana karşı gelmiş sayılır. Bunu O'na müjde ver." Hadisi dinleyen Hz. Ali, "Ya Resulallah, Benim makamım orada zikredilecek kadar yücelmiş mi?" dediğinde; "Evet ya Ali" dedi, "Bunun için Rabb'ine şükret." Bunun üzerine Hz. Ali, Allah'ın kendisine verdiği nimetlere şükür için secdeye kapandı. Ardından Allah Resulü şöyle buyurdu: "Kaldır başını Ya Ali, Allah Seninle meleklerine iftihar etti."363 227- Resulüllah şöyle buyurmuştur: "Hiç şüphesiz Ben Ali'denim. Ali de Bendendir. O Benim tıynetimden yaratılmıştır. Benden sonra halkın imamı da O'dur. Benim sünnetimde ihtilaf ettiklerini onlara açıklayacaktır. O, mü'minlerin emiri, yüzü akların önderi, mü'minlerin reisi, vasilerin en […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (48)

fe de O'dur. Kim O'na sarılırsa, hedefine ulaşır ve kurtulur. Kim de O'ndan yüz çevirirse yolunu kaybeder ve şaşırıp kalır. Benim gusül ve kefenleme işlerimi de yine O üstlenir. Ve borçlarımı eda eder. İki torunum Hasan ve Hüseyin'in babası da yine O'dur."365 229- İmam Câfer-i Sâdık, babaları kanalı ile Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ben (Mirac Gecesi'nde) göğe çıkarıldığım zaman Sidretü'l Münteha'ya uğradığımda şöyle nida edildi: Ey Muhammed, Ali'ye hayrı tavsiye et, hiç şüphesiz O müslümanların efendisi, muttakilerin imamı ve kıyamet gününde yüzü ak olanların önderidir."366 230- İbn Abbas, Resulüllah'tan şöyle rivayet etmiştir: "Benden sonra, Ali b. Ebi Tâlib'den daha üstün birisini gökyüzü gölgelememiş ve yeryüzü üzerinde taşımamıştır. Hiç şüphesiz O, ümmetimin imamı ve emiridir. O'dur Benim vasim ve halifem. Kim Benden sonra O'na uyarsa, hidayet bulur, kim de O'ndan başkası ile hidayet ararsa yolunu kaybeder ve şaşkın kalır. Benim Nebiyy­i Mustafa; Ali b. Ebi Tâlib'in faziletinde […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (49)

232- Resulüllah buyurdu ki: "Benden kısa bir süre sonra, karanlık bir fitne meydana gelecektir. Ondan ancak Allah'ın sağlam kulbuna sarılan kurtulacaktır." "Ya Resulallah, sağlam kulb nedir?" diye sorulduğunda şöyle buyurdu: "Vasilerin efendisinin velayetidir." Yine, "Ya Resulallah, vasilerin efendisi kimdir?" diye sordular. "Mü'minlerin emiridir" buyurdu. "Peki, mü'minlerin emiri kimdir?" dediklerinde ise, "Müslümanların Benden sonraki mevlâsı ve imamı olan kimsedir." Bilahare, "Müslümanların mevlâsı kimdir?" diye sordular. "Kardeşim Ali b. Ebi Tâlib'dir" buyurdu."369 233- İmam Rıza'dan şöyle nakledilmiştir: Resulüllah, "O gün her topluluğu, kendi imamları ile çağıracağız" (İsrâ: 171) ayetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur: "Her topluluk kendi zamanlarının imamı ile Rab'lerinin kitabı ile ve peygamberlerinin sünneti ile çağırılacaktır." Ve şöyle buyurdu: "Ya Ali, şüphesiz Sen müslümanların efendisi, muttakilerin imamı, yüzü akların önderi ve mü'minlerin reisisin."370 234- Resulüllah, Hz. Ali'ye hitaben: "Allah'ım, O'na sebat ver, O'nu hidayet edici ve hidayet edilmiş birisi kıl" buyurdu.371 235- Abdullah İbn-i Abbas'tan şöyle nakledilmiştir: […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (50)

236- Ebu Said Hudri'den, "Allah, sadece siz Ehl-i Beyt'ten her türlü fenalığı ve pisliği uzaklaştırmayı ve sizi tertemiz kılmayı irade eder" (Ahzab: 133) ayeti hakkında şöyle rivayet edilmiştir: "Allah Resulü, Ali'yi, Fâtımâ'yı, Hasan ve Hüseyin'i bir araya topladı ve onların üzerine bir abayı çekerek şöyle dedi: "Onlar Benim Ehl-i Beyt'imdir. Allah'ım, her pisliği, fenalığı onlardan uzaklaştır ve onları tertemiz kıl."373 237- Hz. Ebuzer Gifari'den nakledildiğine göre, Allah Resulü, Ali b. Ebi Tâlib'e hitaben şöyle buyurdu: "Kim Bana itaat ederse, Allah'a itaat etmiştir. Ve kim Bana karşı gelirse, Allah'a karşı gelmiştir. Yine kim Sana itaat ederse, Bana itaat etmiştir. Ve kim Sana karşı gelirse Bana karşı gelmiştir."374 238- Ebu Eyyub el-Ensarî'den nakledilmiştir. Der ki, Resulüllah'ın Ammar b. Yâsir'e hitaben şöyle buyurduğunu duydum: "(Ey Ammar) seni azgın bir çete öldürecektir. Ey Ammar, eğer Ali'nin tek başına bir vadide, diğer bütün insanların ise başka bir vadide yürüdüğünü görürsen, Sen […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (51)

240- Zeyd b. Erkam nakletmiştir. Der ki, Allah Resulü şöyle buyurdu: "Acaba size, kendisine sarıldığınız taktirde asla sapmayacağınız şeyi tanıtayım mı?" "Evet ya Resulallah?" dediler. Şöyle devam etti: "Hiç şüphesiz, sizin imamınız ve veliniz Ali b. Ebi Tâlib'dir. O'na yardımcı olun. İyi niyetle yaklaşın ve O'nu tasdik edin. Şüpheniz olmasın ki Cebrail Bana bunu emretti."377 241- Resulüllah, İbn Abbas'a hitaben; "Ey İbn Abbas, Allah senden razı olduğu halde O'na kavuşmak istersen, Ali b. Ebi Tâlib'in yolunu izle. O, hangi yöne dönerse sen de aynı yöne dön. O'nun imamlığına razı ol, O'na düşman olana düşman ol ve O'nu seveni sev" buyurdu.378 242- Huzeyfe b. Useyd-i Gifari'den Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Ey Huzeyfe, Benden sonra sizin üzerinize Allah'ın hücceti Ali b. Ebi Tâlib'dir. O'na sırt çevirmek hakkı ketmetmektir. O'ndan şüphe etmek, haktan şüpheye düşmektir. Zira Allah'ın Resulü'nün kardeşi, vasisi, ümmetinin imamı ve mevlâsıdır. O Allah'ın muhkem […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (52)

244- İmam Rıza, babaları kanalıyla Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Kim Benim dinime sarılmak ve Benden sonra kurtuluş gemisine binmek isterse Ali b. Ebi Tâlib'e uysun, O'nun düşmanına düşman ve dostuna dost olsun. Zira hiç şüphesiz O, Benim vasim ve hem hayatımda hem de vefatımdan sonra ümmetim üzerindeki halifemdir. Benden sonra her Müslümanın imamı ve her mü'minin emiridir. Ve O'nun sözü Benim sözüm, O'nun emri Benim emrim ve O'nun nehyi Benim nehyimdir. O'na uyan Bana uymuş, O'na yardım eden Bana yardım etmiş ve O'nu yalnız bırakan Beni yalnız bırakmıştır." Sonra şöyle devam etti: "Benden sonra Ali'den ayrılan kimse, kıyamet gününde Beni görmeyecektir. Ben de O'nu görmeyeceğim. Kim Ali'ye muhalefet ederse, Allah, Cenneti O'na haram kılar. Ve O'nun yerini ateş olarak kararlaştırır. Ve ne kötüdür gideceği yer. Kim Ali'yi yalnız bırakırsa karşılaşacağı gün Allah da O'nu yalnız bırakır. Kim de Ali'ye yardım ederse, O'na kavuşacağı gün, Allah da ona […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (53)

"Ey insanlar, Benden sonra insanlar için en hayırlı olan kimse geldi; O sizin mevlânızdır. O'nun itaati aynı Benim itaatim gibi farzdır. O'na karşı gelmek, aynı Bana karşı gelmek gibi haramdır. Ey insanlar; Ben hikmet eviyim. Ali de onun anahtarıdır. Eve ancak O'nun anahtarıyla ulaşılır. Beni sevdiğini zannedip de Ali'ye düşmanlık besleyen kimse yalan söylemiştir."383 247- Resulüllah buyurdu ki: "Allah sizlere, Benden sonra Ali'nin itaatini farz kılmıştır; nasıl ki Benim itaatim sizlere farzdır! Yine sizleri O'na karşı gelmekten sakındırmıştır; nasıl ki Bana karşı gelmekten sakındırmıştır ise! Ali'nin sevgisi iman ve O'nun düşmanlığı küfürdür. Ben ve O, bu ümmetin iki babalarıyız."384 248- Hz. Ebuzer'den (r.a.) nakledilmiştir. Resulüllah buyurdu ki: "Ali'nin itaati Benim itaatimdir ve O'na karşı gelmek Bana karşı gelmektir."385 249- Esbağ b. Nübate diyor ki: Selman-ı Farisi'ye Ali b. Ebi Tâlib sorulduğunda şöyle dedi: Ben Resulüllah'tan duydum, şöyle buyuruyordu: "Ali b. Ebi Tâlib'den asla ayrılmayın; şüphesiz O sizin […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (54)

250- Resulüllah buyurdu ki: "Ali, mü'minlerin emiridir."387 251- "Eğer insanlar, Ali'nin ne zaman Emirü'l-mü'minin olarak adlandırıldığını bilseydiler, O'nun faziletini inkar etmezlerdi. Henüz Adem ruh ve ceset arasındayken Ali, Emirü'l­mü'mininin olarak adlandırıldı. Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır: "Kıyamet gününde biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Ademoğulları'ndan onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı. Onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da) Evet (buna) şahit olduk dediler" (Araf: 172) Bunun üzerine melekler, "Evet" dediler. Allah-u Teala da şöyle buyurdu: "Ben sizin Rabb'inizim, Muhammed sizin peygamberiniz ve Ali de sizin veliniz ve emirinizdir."388 252- "Ben geceleyin semâya çıkarıldığımda Rabb'ime iki yay kadar veya daha yakındım. Rabb'im Bana vahyetmesi gerekeni vahyetti. Sonra şöyle buyurdu: "Ey Muhammed, Ali b. Ebi Tâlib'i Emirü'l-mü'minin diye çağır. Ben ne O'ndan önce birisini bu isimle isimlendirmiştim, ne de O'ndan sonra."389 253- İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle nakledilmiştir: "Velayet (Allah tarafından) indirildiğinde ve Resulüllah […]

HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (55)

254- Büreyde el-Eslemi'den şöyle rivayet edilmiştir: "Allah Resulü, ashabına Ali'yi, Mü'minlerin Emiri unvanıyla selamlamalarını emretti. Ömer b. Hattab, "Ya Resulallah, bu emir Allah'tan mıdır, yoksa Allah'ın Resulü'nden mi?" dedi. Allah Resulü şöyle buyurdu: "Hem Allah'tandır, hem Resulü'nden..."391 255- Allah Resulü, "Hangi şeyden sorup duruyorlar birbirlerine? O büyük haberden mi" (Nebe: 1-2) ayetlerinin tefsirinde şöyle buyurmaktadır: "Kabirlerinde Ali'nin velayeti kendilerine sorulacaktır. Doğuda veya batıda, karada veya denizde bulunan her ölüye, öldükten sonra Münker ve Nekir isimli melekler mutlaka Emir'ül­mü'minin'in velayetini soracaklar. Onlar ölüye şöyle hitap edecekler: "Rabbin kimdir? Dinin nedir? Peygamberin kimdir? İmamın kimdir?"392 256- Abdurrahman b. Kesir babasından, o da İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da babalarından rivayetle Resulüllah'ın bir gün ashabına hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ey ashabım, hiç kuşkusuz Allah, size Ali b. Ebi Tâlib'in velayetini ve O'na uymayı emrediyor. O halde Benden sonra O sizin veliniz ve imamınızdır. O'na muhalefet etmeyiniz ki, hakkı ket[…]
Scroll to top