EHL-İ BEYT HAKKINDA İNEN AYETLER (15)

"İlimde ileri gidenler, Emir'ül-mü'minin Ali ve O'ndan sonraki imamlardır."39 "Allah ve melekleri Peygambere salat etmektedir. Ey inananlar! Siz de O'na salat edin, içtenlikle selam edin."40 Resulüllah'a bu ayetle ilgili olarak, "Sana nasıl salât edelim?" diye sorulduğunda şöyle buyurdu: "Şöyle deyin; Allah'ım, İbrahim'e ve Âl-i İbrahim'e bereket verdiğin gibi Muhammed ve Âl-i Muhammed'e de bereket ver. Doğrusu Sen övülen ve ulusun."41 "Şüphesiz budur Benim doğru yolum; onu takip edin!"42 "Ey inananlar! Allah'a ve Resulü'ne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin."43 "Hak-hidayet yolu göründükten sonra, her kim Resulüllah'a muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan saparsa onu cehennem ateşi ile yakarız."44 "Bizi nimetini kendilerinden esirgemediğin kişilerin dosdoğru yoluna irşad et, ayaklarımızı onda sabit kıl"45 "Onlar, Allah'ın kendilerine nimetini lütfettiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraber olan kimselerdir."46 "Şüphesiz o kıyamet günü, Allah'ın size ihsan ettiği nimetten sorulacaksınız."47 39 Usul'ül-Kâfi, c. 1, s. 213 40 Ahzab, 56 41 Buhari, Sahih, c. 6, s. […]

EHL-İ BEYT HAKKINDA İNEN AYETLER (16)

"İşte bugün dininizi kemâle erdirdim, nimetimi üzerinize tamamladın ve size din olarak İslam'ı seçip razı oldum."48 "Durdurun onları; onlar sorgulanacaklardır!"49 "Allah onlara azap verecek değil ya."50 "Yoksa Allah'ın fazlına mazhar olmuş insanları mı kıskanıyorlar?"51 "Onun (Kur'an'ın) te'vilini ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş kimseler ise, "Biz O'na inandık, iman ettik" derler..."52 "Allah, adının yüceltilmesine ve içlerinde kendi isminin anılmasına izin verdiği evler vardır."53 "Sabıklar (ileri geçenler, önde bulunanlar) dereceleri en yüksek olanlar..."54 "Âraf (cennetle-cehennem arasındaki engel) üzerinde bir kısım kimseler var ki bunlar, cennetlik ve cehennemliklerden her birini simasından tanırlar."55 "Allah, adının yüceltilmesine ve içinde kendi isminin anılmasına izin verdiği evler vardır. Bu evlerde kendisini sabah-akşam tespih edip, namaz kılan kimseler vardır. Onları ne ticaret, ne de bir alış veriş, Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin halden hale dönüp kıvrandığı günden (kıyamet gününden) korkarlar."56 48 Maide, 3 49 Saffat, 24 50 […]

EHL-İ BEYT HAKKINDA İNEN AYETLER (17)

"Bizim yarattığımız insanlardan bir ümmet vardır ki, rehberlik ederler ve hak ile hüküm verirler."57 "Cehennemlik olanlarla cennetlik olanlar bir olamaz. Kurtulacak olanlar Cennet ehlidir."58 "Yoksa o günah kazananlar, kendilerine iman edip salih ameller işleyenler gibi sayacağımızı, hayat ve ölümlerini bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne de fena hüküm veriyorlar!"59 "İman edip sâlih amel işleyenler, işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar."60 "Hak ile gelen Peygamber ve O'nu tasdik edenler, işte onlar takva sahibi kimselerdir."61 "Bir kısım insanlar da vardır ki, Allah'ın rızası uğruna, canlarını satarlar (onun uğrunda feda ederler). Allah ise kullarına çok merhamet edicidir."62 "Mallarını gece ve gündüz, gizli ve aşikar hayra harcayanlar vardır ki, onların Rableri katında ecirleri mahfuzdur. Onlar için hiçbir korku yoktur. Ve onlar hiçbir zaman mahzun olmayacaklardır."63 "Tûba (ne mutlu) onlara! Ahirette en güzel barınak da onlarındır."64 "Sonra biz, Kitab'ı (Kur'an-ı Kerim) seçtiğimiz kimselere miras olarak bıraktık. Bunların kimi nefislerine zulüm edicidir. Kimi […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER

İbn Abbas'ın rivayetine göre Hz. Ali hakkında tam üç yüz ayet nâzil olmuştur.66 Biz burada bazılarını zikrediyoruz. 1- Şeyh Süleyman Belhi El-Hanefi, Yenabi'ül Mevedde'nin 2. babında birçok âlimlerden şöyle nakletmiştir: Resulüllah (s.a.v), Allah'ın emriyle Medine'ye hicret ettiğinde, Emirü'l-mü'minin Ali'yi çağırarak şöyle buyurdular: "Benim geceleri üzerime örtüp yattığım yeşil Hazremi kumaşı üzerine örterek Benim yatağıma yat." Hz. Ali de, Resulüllah'ın evini saran müşriklerin yatakta yatanın Ali olduğunu anlamamaları için Hz. Peygamberin buyurduğu şekilde onun yatağına yattı. Böylece Resulüllah rahatça müşriklerin arasından sıyrılıp çıktı. Yüce Allah, Hz. Cebrail ve Hz. Mikail'e, "Ben sizin aranızda 66 İbn Asakir, Savaik 3, Bâb 9, s. 76

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (2)

kardeşlik tesis ettim. Şimdi birinizin ömrü diğerinden kesinlikle fazladır. Sizden hanginiz ömrünüzün çokluğunu, diğerine bağışlamaya hazırdır?" buyurduğunda; arz ettiler ki, "Allah'ım, bu bir emir midir, yoksa ihtiyari midir? (Tercih hakkı var mıdır?)" Allah Teala "İhtiyaridir" buyurdu. Bunun üzerine onlardan hiç birisi, kendi iradeleriyle ömürlerinin fazla olan süresini diğerine bağışlamaya razı olmadı. Bu sırada Allah Teala onlara şöyle hitap etti: "Ben velim olan Ali'yle, nebim olan Muhammed'in arasında kardeşlik tesis ettim. Ali, kendi hayatını Peygambere feda etmeyi tercih ederek; canıyla O'nu korumak için onun yatağında yattı. Yeryüzüne inin; O'nu, düşmanların şerrinden koruyun." Melekler hemen yere indiler. Hz. Cebrail, Hz. Ali'nin başucuna, Hz. Mikail ise ayakucuna oturdu. Ve Hz. Cebrail şöyle dedi: "Tebrikler olsun, tebrikler olsun sana ey Ebu Tâlib'in oğlu! Allah seninle meleklerine karşı iftihar ediyor." Bu esnada Resulüllah'a Bakara Sûresi'nin 207. ayeti nâzil oldu. Ayet şöyledir: "İnsanlardan öylesi vardır ki, canını Allah'ın hoşnutluğunu elde etmek […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (3)

Casilik, Alkame ve 70 kişiyi aşkın bir grup, 300 kişiye ulaşan takipçileriyle beraber Medine'ye geldiler. Resulüllah'la yaptıkları birkaç ilmi münazarada, sabit ve muhkem delillerle gereken cevapları alarak yenilgiye uğradılar. Zira Resulüllah'ın delilleri, onların elinde bulunan ve onlar tarafından güvenilir görülen kitaplardandı. Resulüllah, o kitaplardan da deliller göstererek kendi haklılığını ispat etti, Hz. İsa'nın Hz. Peygamberin alamet ve nişaneleri hakkında söylediği sözleri ve zuhur edeceği ile ilgili olarak haber verdiğini onlara anlattı. Zaten hıristiyanlar, Hz. İsa'nın verdiği haberlere göre böyle bir zuhurun bekleyişi içindeydiler. Buna göre "O (Resul) deveye binmiş halde (Mekke'de bulunan) Faran dağlarından zahir olacak, İyr ve Uhud (Medine) arasında hicret edecektir." Hz. Resulüllah'ın delilleri öyle güçlüydü ki, teslim olmaktan başka cevapları yoktu. Ancak makam ve mevkî sevgisi onların teslim olmasına engel oluyordu. Onlar, İslâm'ı kabul etmediklerinden; Resulüllah, Allah'ın emri üzerine doğrunun yalancıdan ve hakkın batıldan ayırt edilmesi için onlara mübahele (karşılıklı beddualaşma) […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (4)

büyük ve kalabalık bir toplulukla onları yıldırmak ve korkutmak için geleceğini bekliyorlardı. Aniden "Medine" kalesinin kapısı açıldı. Resulüllah, sağında bir genç, solunda hicaplı bir kadın, önlerinde ise iki çocuk olduğu halde gelerek, hıristiyanların karşısındaki bir ağacın altında oturdu. Bunların dışında kimse onlarla birlikte gelmemişti. Hıristiyanların en bilgini olan piskopos, mütercimlerden, "Muhammed ile gelenlerin kimler" olduklarını sordu. Mütercimler, "O genç, damadı ve amcasının oğlu Ali b. Ebu Tâlib'dir. O kadın, O'nun kızı Fâtımâ, iki çocuk ise O'nun torunları ve kızının evlatları olan Hasan ve Hüseyin'dir" dediler. Piskopos bu durumu görünce, Hıristiyan bilginlerine şöyle dedi: "Bakınız, Muhammed nasıl da mutmain bir halde en yakınlarını, evlatlarını ve en çok sevdiği azizlerini mübaheleye getirip, onları belaya mâruz bıraktı. Allah'a and olsun ki, eğer onun tereddüdü veya korkusu olsaydı; asla onları getirmez ve mübaheleden vazgeçerdi veya en azından ailesinden olan sevdiklerini bu hadiseden uzak tutardı. Onunla mübahele yapmamız kesinlikle doğru değildir. Eğer […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (5)

Bu mânâda Hz. Ali (k.veche), Resulüllah'ı (s.a.v.) hayatında ve ölümünden sonra tam anlamıyla temsil edebilecek tek ve en kamil kişidir; tabii ki peygamberlik makamı bundan istisnadır 69. 3- İbn-i Abbas'tan şöyle rivayet edilmiştir: "Sen ancak korkutucusun ve her kavmin bir hidayet edicisi vardır" (Ra'd: 7) ayeti nâzil olduğunda Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Ben korkutucuyum ve Ali hâdidir (hidayet edicidir). Ey Ali, benden sonra hidayet arayanlar, seninle hidayet bulacaklardır" 70. 4- "Allah sizin için kolaylığı istemektedir, zorluğu değil" (Bakara: 185) ayetinin tefsirinde İmam Cafer-i Sadık'tan şöyle nakledilmiştir: "Söz konusu kolaylık, Emirü'l-mü'minin Ali b. Ebi Tâlib'dir".71 5- İmam Rıza ve babaları kanalıyla Hz. Ali'den şöyle nakledilmiştir: "Öne geçenlerin öne geçeni, onlardır (Allah'a) yakınlaşmış olanlar" (Vâkıâ: 10) ayeti Benim hakkımda nâzil olmuştur".72 6- İmam Rıza kanalıyla babalarından, Resulüllah'ın şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Onlar ki mallarını gece gündüz, gizli ve açıktan infak ediyorlar" (Bakara: 274) ayeti, Hz. Ali […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (6)

7- İmam Muhammed Bâkır der ki: "Mallarını Allah'ın rızasını kazanmak için infak edenlerin misali..." (Bakara: 265) ayeti Hz. Ali hakkında inmiştir.74 8- "Onlar hayırlarda yarışırlar..." (Mü'minûn: 61) ayetinin tefsirinde İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle nakledilmiştir: "Ali b. Ebi Tâlib'i kimse geçememiştir".75 9- "...ve müminlerin sâlihi" (Tahrim: 4) ayetinin tefsirinde Resulüllah'tan şöyle nakledilmiştir: "O (müminlerin sâlihi), Ali b. Ebi Tâlib'dir".76 10- Ebu Bâsîr, İmam Câfer-i Sâdık'tan "O kitapta hiçbir şüphe yoktur." (Bakara: 2) ayetinin tefsirinde şöyle nakletmiştir: "Kitap Ali'dir, onda şüphe yoktur. Muttakiler için hidayettir".77 11- Câbir Cu'fi'den şöyle nakledilmiştir: İmam Muhammed Bâkır'a, Yüce Allah'ın (c.c.), "Kim Rabbi'nin zikrinden yüz çevirirse, onu çetin bir azaba müptela eder" (Cin: 17) buyruğu hakkında sordum. Şöyle buyurdu: "Kim Ali'den yüz çevirirse, çetin bir azaba yakalanır ve o en şiddetli azaptır".78 12- Câfer Ferazî'den şöyle nakledilmiştir: İmam Muhammed Bâkır'a, "De ki, bu benim yolumdur. Ben basiretle Allah'a davet ediyorum. Bana tâbi olanlar […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (7)

13- Abdurrahman b. Kesir, "Ve şâhidin ve meşhûd" (Burûc, 3) ayetinin tefsirinde İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle nakledildiğini bildirdi: "Şahid ve Meşhud'dan maksat Peygamber ve Ali'dir".80 14- Muhammed b. Fuzeyl, Ebu'l Hasan'dan şöyle rivayet etmiştir: "Allah-u Teala'nın "Allah'ın size fazl ve rahmeti olmasaydı..." (Nisa:83) buyruğundaki "fazl"dan maksat Resulüllah ve rahmetten maksat ise Emirü'l-mü'minin'dir."81 15- İmam Muhammed Bâkır (r.a.), "Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun." (Tevbe: 119) ayetini şöyle tefsir etmiştir: "Yani Ali ile birlikte olun."82 16- Ebu Hamza diyor ki, İmam Muhammed Bâkır'a, "De ki: Sizi tek bir şeyle öğütlüyorum" (Sebe: 46) ayetinin açıklamasını sorduğumda şöyle buyurdu: "Yani, sadece sizi Ali'nin velayeti ile öğütlüyorum. Allah-ü Teala'nın ayetteki "tek öğüt"ünden maksat velayettir."83 17- Ali b. İbrahim babasından, o da İbn Umeyr'den, o da Sümae'den rivayetle, İmam Câfer Sâdık'ın, "Benim ahdime vefa edin" (Bakara: 40) ayetini şöyle açıkladığını nakletmiştir: "Siz Emirü'l-mü'min'in velayetiyle (O'nu kabullenmek ve gereklerini yerine […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (8)

18- İmam Musa Kâzım'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Onları rükû ve secde eder halde görürsün. Allah'ın fazl ve rızasını ararlar. Secde eseri yüzlerinde belirmiştir." (Fetih, 29) ayeti, Ali b. Ebi Tâlib hakkında nâzil olmuştur.85 19- Ebu Bâsir, İmam Muhammed Bâkır'dan "Valideyninize iyilik edin" (Nisa: 36) ayeti hakkında şöyle nakletmiştir: "İki babadan birisi Hz. Resulüllah, diğeri ise Ali'dir."86 20- İmam Muahmmed Bâkır'dan şöyle nakledilmiştir: Allah Teala'nıni "Hiç şüphesiz Allah indinde din İslam'dır (teslim olmaktır)" (Al-i İmran: 19) buyruğundan maksat, Ali b. Ebi Tâlib'in velayetine teslim olmaktır.87 21- Ehl-i Beyt ve Sünni kaynaklarının hemen hepsi İnsan Sûresi'nin şu ayetlerinin, Hz. Ali, Hz. Fâtımâ, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Fizze ismindeki hizmetçileri hakkında nâzil olduğu hususunda mutabıktırlar. "Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfur olan dolgun bir kadehten içerler. Bir kaynak ki, ondan Allah'ın kulları içerler, güzel yollar açarak akıtırlar onu. O kullar, adaklarını yerine getirirler ve fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar. […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (9)

Allah da onları o günün fenalığından korur. Yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir. Sabırlarına karşılık onlara bir cennet ve ipekten elbiseler verir..." 88 22- Hasan b. Zeyd, babası Zeyd b. Hasan'dan, o da dedesinden nakletti: "Ammar b. Yâsir'in şöyle dediğini duydum: Hz. Ali b. Ebi Tâlib, müstehab bir namazın rükûunda iken önünde bir ihtiyaç sahibi (yardım istedi). Hz. Ali, yüzüğünü parmağından çıkarıp Sâil'e verdi. Sâil, Resulüllah'ın yanına gelip olayı anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber'e şu ayet nâzil oldu: "Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Peygamberi ve namaz kılan ve rükû halinde zekât veren müminlerdir. Kim Allah'ı, Peygamberini ve inanmış mü'minleri veli olarak kabul ederse; bilsin ki, şüphesiz Allah'ın hizbinde olanlar üstün gelirler."89 Resulüllah şöyle buyurdu: "Ben kimin mevlâsı isem, şüphesiz Ali de onun mevlâsıdır. Allah'ım, O'nu seveni sev; O'na düşman olana düşman ol!"90 23- İmam Rıza, "Birbirlerine neyi sorarlar? O büyük haberden mi? Öyle bir haberdir ki, onda ihtilafa […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (10)

Bu ayet-i kerimeye dair Resulüllah buyurdu ki: "Kur'an'da geçen büyük haber, Ali'dir."93 24- Ebu Hamza Sümali'den şöyle nakledilmiştir: İmam Câfer Sâdık'a, Yüce Allah'ın (c.c.), "İşte bu benim dosdoğru yolumdur. O halde onu izleyin" (En'am: 153) buyruğunun tefsirini sorduğumda şöyle buyurdu: "Vallahi o Ali'dir ki, hem mizandır, hem de sırat..."94 25- Resulüllah şöyle buyurdu: "Kıyamet günü olduğunda, Yüce Allah iki meleğe emredip, sırat üzerine oturtacak. Böylece Ali b. Ebi Tâlib'den beratı olmayan kimse oradan geçemeyecektir. Kimin de yanında beratı olmazsa, Allah onu yüzüstü cehenneme atacaktır. Allah-u Teala da, "Durdurun onları; onlar sorgulanacaklardır" (Saffat: 24) ayetinde bunu kastetmiştir."95 26- Sağlam senetli diğer bir hadiste, Ebu Basir, "Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de..." (Nisa: 59) ayetinin tefsirinde, İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle nakletmiştir: "Emir sahipleri, kıyamet gününe kadar Ali ve Fâtımâ'nın evlatlarından gelecek imamlardır."96 27- Câbir b. Cufi, […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (11)

sahiplerine de itaat edin..." ayeti nâzil kıldığında, "Ya Resulallah, Allah ve Resulü'nü tanıyoruz. Peki Allah'ın, itaatlerini Senin itaatinle beraber kılan emir sahipleri kimlerdir?" Resul-i Ekrem şöyle buyurdu: "Onlar Benden sonra Benim halifelerim ve Müslümanların imamlarıdır ey Câbir! Onların ilki Ali b. Ebi Tâlib, sonra Hasan, sonra Hüseyin, sonra Ali b. Hüseyin, sonra Tevrat'ta Bâkır diye anılan Muhammed b. Ali'dir. Ey Câbir, sen onu göreceksin. Gördüğünde benim selamımı ona iletirsin. Ondan sonra Câfer b. Muhammed es-Sâdık, sonra Musa b. Câfer, sonra Ali b. Musa, sonra Muhammed b. Ali, sonra Ali b. Muhammed, sonra Hasan b. Ali ve en sonuncusu Allah'ın yeryüzündeki hücceti ve kulları arasındaki saklantısı olan ve dahi benim isim ve künyemi taşıyan Hasan b. Ali'nin oğludur. O ki şanı yüce Allah, onun eliyle yeryüzünün doğusunu ve batısını fethedecektir. O ki, dostlarının gözünden gaybete çekilecektir. Öyle bir gaybet dönemi ki, o dönemde Allah'ın kalbini imanla imtihan […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (12)

"Bu ayetteki sâdıklardan maksat Hz. Muhammed ve O'nun Ehl-i Beyt'idir." 29- "Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince işte muttaki (takva sahibi) olanlar onlardır" (Zümer: 33) ayet-i kerimesine dair tefsirinde İbn-i Abbas ve Mucahid'den şöyle nakledilmiştir: "Ayetteki `doğruyu getiren'den maksat, Hz. Muhammed (s.a.v), `onu tasdik eden' ise Ali b. Ebi Tâlib'dir."98 30- İbn-i Abbas'tan, "Allah'a ve O'nun Resulü'ne iman edenler işte onlar Rab'leri katında sıddıklar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır" (Hadid, 19) ayet-i kerimesinin de Hz. Ali hakkında nâzil olduğu nakledilmiştir.99 31- "Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim, size nimetlerimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı beğendim" (Maide: 3) ayet-i kerimesi de, Veda Haccı'ndan sonra Gadr-i Hum hutbesi okunduğu sırada ve Hz. Ali'nin velayeti hakkında nâzil olmuştur. Bu, sahih rivayetlerle sabittir. Konuya dair râvilerden bazıları şunlardır: Hz. Ali, Abdullah b. Abbas, Ebu Said El-Hudri, Berra b. Azib, Zeyd b. Erkam, Selman-ı Farisi, Ebu Zer […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (13)

Ardından henüz insanlar dağılmamıştı ki, "Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim" ayeti nâzil oldu. Bunun üzerine Resulüllah buyurdu ki: "Allahüekber! Din kemâle erdirildi. Nimet tamamlandı. Yüce Allah, Benim risaletime, Ali'nin de velayetine razı oldu."100 32- "Biz her şeyi apaçık bir `imam'da saymışızdır" (Yasin: 12) ayet-i kerimesiyle ilgili İmam Câfer Sâdık, babası ve dedesinden (Hz. Hüseyin) şöyle rivayet etmektedir: "Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız" ayet-i kerimesi indiğinde, Hz. Ömer ve Ebubekir, Resulüllah'a şöyle sordular: "Ya Resulallah! Kur'an'da geçen bu imam, Tevrat, İncil, Zebur veya Kur'an mıdır?" Resulüllah, "Hayır" dedi. O sırada babam (Hz. Ali), Resulüllah'ın huzuruna geldi. Resulüllah şöyle buyurdu: "İşte Allah'ın her şeyin ilmini içinde saydığı imam budur."101 33- Ra'd Suresi, 7. ayet-i kerime: Abdullah bin Abbas dedi ki: "Sen ancak bu kavmi azab-ı ilahîden korkutucusun ve her kavim için bir hadi vardır"102 ayeti indiğinde Resulüllah (s.a.v.) elini göğsüne koyup şöyle buyurdu: "Ben Allah'ın azabından korkutanım […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (14)

Yanında oturan Ali'nin omuzuna elini koyup şöyle devam buyurdu: "Ey Ali, Sen de hâdisin. Benden sonra hidayeti bulacak olanlar, ancak Seninle bulacaklardır."103 Yine Abdullah bin Abbas'tan rivayetle, dedi ki: "Bu ayet indiği zaman Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ben bu kavmin Allah'ın azabından korkutucusuyum; Ali ise bu kavmi hidayete eriştirendir. Ey Ali, hidayete ermek isteyenler ancak Seninle hidayeti bulurlar."104 34- Ahzab Sûresi, 25. ayet-i kerime: Abdullah bin Mesud'dan "Allah cenkte mü'minlere kifayet etti"105 ayeti hakkında şöyle rivayet edildi: Bu ayet-i kerimeyi, Abdullah bin Mesud şöyle okuyordu: "Allah cenkte mü'minlere Ali ile kifayet etti."106 Aynı ayetle ilgili olarak, İmam Suyuti'nin ed-Dürr'ül-Mensur adlı eserinde ayet-i kerimenin Hz. Ali hakkında olduğu nakledilmektedir.107 35- Bakara Sûresi, 207. ayet-i kerime: İbn'ul Esir108, "İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendi nefislerini feda ederler"109 ayet-i kerimesine dair şunları nakletti: 103 Taberi, Cami'ul Beyan, c. 13, s. 108 104 el-Maliki, el-Fusul'ul-Mühimme fi Ma'firet'il-Eimme, […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (15)

Resulüllah (s.a.v.) Medine'ye hicret edeceği zaman kendi yerine Ali bin Ebi Tâlib'i bırakmıştı. Yola çıkacağı zaman Hz. Ali'ye (a.s.) şöyle buyurmuştu: "Yeşil örtüm ile örtün; onlardan Sana, inşallah, hiçbir kötülük erişmez." İmam Ali (a.s.) durumun ciddiyetini bildiği halde Resulüllah'ın (s.a.v.) yatağına yattı. Bu esnada, Yüce Allah Cebrail ve Mikail'e şöyle vahyetti: "Ben ikinizin arasında kardeşlik tesis ettim. Birinizin ömrünü öbürünüzden daha kısa kılsam, hanginiz kardeşi uğruna hayatını feda eder?" Bunun üzerine ikisi de yaşamayı tercih ettiler. Şanı yüce olan Allah onlara şöyle vahyetti: "Neden Ali bin Ebi Tâlib gibi olmadınız? Kendisi ve Peygamber Muhammed (s.a.v.) arasında kardeşlik tesis ettim; Ali, tehlikeyi bildiği halde hiç tereddüt etmeden kardeşinin yatağına yattı. Nefsini kardeşi uğruna feda edip, hayatını kardeşi yolunda esir etti. Yeryüzüne hemen inin ve Ali'yi düşmanlarının şerrinden koruyun!" Hemen o anda ikisi yeryüzüne inip, Cebrail (a.s.), Hz. Ali'nin başucunda, Mikail (a.s.) ise Hz. Ali'nin ayak ucunda durdular. Cebrail […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (16)

36- Bakara Sûresi, 274. ayet-i kerime: Abdullah bin Abbas'dan, "Şunlar ki, gece ve gündüz, gizli ve aşikar mallarını tasadduk ve infak ederler; onların ecirleri Rableri indinde hazırdır. Onlar için korku yoktur, mahzun olacak değillerdir"112 ayet-i kerimesi hakkında şöyle rivayet edildi, dedi ki: "Bu ayet-i kerime Ali bin Ebi Tâlib hakkında indi. Nitekim Hz. Ali'nin dört dirhemi vardı, birini gece, birini gündüz, birini gizli ve birini de aşikar tasadduk etti, nafaka verdi."113 Büyük müfessir en-Nesefî ve muhaddis es-Suyutî, eserlerinde, söz konusu ayet-i kerimenin Hz. Ali (a.s.) hakkında nazil olduğuna dair sahabeden rivayetlerle bilgi vermektedirler.114 37- Maide Sûresi, 55. ayet-i kerime: Abdullah bin Selam'dan rivayet edildiğine göre, dedi ki: "Bir gün Hz. Bilal, öğlen namazı için ezan okudu, halk toplanıp namaza başladılar. Halktan biri rükûda, biri secdede iken, dilencinin biri mescide geçip bir şey istedi. O anda rükûda olan Hz. Ali (a.s.), dilenciye yüzüğünü verdi. Dilenci bu olayı Resulüllah'a (s.a.v.) […]

HZ. ALİ HAKKINDA NÂZİL OLAN BAZI AYETLER (17)

yan ettikten sonra, ayetin tefsirinde yukarıdaki olayın devamında şunları yazmaktadır: "Dilenci eliyle Ali bin Ebi Tâlib'i işaret edip, dedi ki, işte şu ayakta duran verdi. Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v.) tekbir getirip şu ayeti okudu: "Her kim Allah'ı, Resulü'nü ve iman edenleri veli edinirse (onları veli tanırsa), şüphe yok ki onlar, Allah hizbidir ve galip olacak olan ancak o kişilerdir."117 38- Hud Sûresi, 17. ayet-i kerime: Hud Suresi'nin 17. ayet-i kerimesine dair büyük müfessir et-Taberi şunları nakleder: Bir gün İmam Ali halka hitaben şöyle buyurdu: "Kureyş topluluğunun içindeki her insan hakkında muhakkak bir veya iki ayet inmiştir." Halktan birisi ayağa kalkıp dedi ki: "Ya Ali, Senin hakkında ne indi?" Bunun üzerine İmam Ali buyurdu: "Hud Sûresi'ndeki ayeti okumadın mı; onda şöyle buyurulmuş: "Rabbinden açık bir delil üzerinde bulunan Resulüllah'tır (s.a.v.). O'ndan olup, O'nu takip eden şahit ise İmam Ali'dir."118 Muhaddis es-Suyuti de, sözkonusu Hud Sûresi 17. ayeti hakkında […]
Scroll to top