• HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (66)

    302- Muhammed b. Fırat, İmam Muhammed b. Ali'den, o da babalarından şöyle nakletmiştir: Resulüllah buyurdu ki: "Ali b. Ebi Tâlib, Allah'ın ve Benim halifemdir. Allah'ın ve Benim hüccetimdir. Allah'ın ve Benim kapımdır. Allah'ın ve Benim seçtiğim kimsedir. Allah'ın ve Benim habibimdir. Allah'ın ve Benim halilimdir (dostumdur). Allah'ın ve Benim kılıcımdır."439 303- İmam Ali Rıza, Resulüllah`tan şöyle nakletmiştir: "Ey insanlar topluluğu, bilin ki, hiç kuşkusuz Ali, Allah'ın halifesidir."440 304- Abdullah b. Abbas'tan şöyle nakledilmiştir: Resulüllah'tan şöyle duydum: "Cebrail'den duydum ki şöyle diyordu: Yüce Allah'tan duydum ki şöyle buyuruyordu: "Ali b. Ebi Tâlib, Benim yaratıklarıma halifemdir, kim O'na muhalefet ederse, Bana muhalefet etmiştir. Ve kim O'na karşı gelirse Bana karşı gelmiştir."441 305- Resulüllah, "İşte bu, Benim aranızdaki halifem olan Ali'dir. O'nu dinleyin ve itaat edin" buyurdu.442 306- Enes b. Mâlik diyor ki: "Biz, Selman-ı Farisi'den Resulüllah'a "Vasin kimdir?" diye sormasını istedik. O da sorunca şu cevabı buyurdular: "Ey Selman, Benim vasim ve vârisim, borçlarımı eda edecek ve vaadlerimi yerine getirecek olan Ali b. Ebi Tâlib'dir."443 439 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 261; Biharü'l Envar c. 26, s. 263 440 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 261; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s.239 441 1001 Hadis Işığında İmam Ali, s. 261; Camiü'l Ahadis, Kummi s.263 442 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 262; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 277 443 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 263; Yenabiü'l Mevedde s.231
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (67)

    307- Hz. Ali'den, Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Ya Ali, Sen Benim vasimsin, Senin savaşın Benim savaşımdır ve Senin barışın Benim barışımdır. Sen imamsın, tertemiz ve masum olan onbir imamın da babasısın ki yeryüzünü adaletle dolduracak Mehdi de onlardandır. O'na düşmanlık besleyenlerin vay haline! Ya Ali, bir kimse Seni ve evladını Allah için severse, Allah onu seninle ve evladınla haşredecektir. Siz de yüksek derecelerde Benimle beraber olacaksınız. Sen Cenneti ve ateşi bölensin. Sevenlerini Cennete ve düşmanlarını (Cehennem) ateşine sokacaksın."444 308- Resulüllah, kendisinden nakledilen bir hadisin bir bölümünde şöyle buyuruyor: "Şüphesiz Allah, Ali'yi iyi bir nişane, bir imam, bir halife ve vasi olarak tayin etmemi Bana emretmişti."445 309- İmam Muhammed Bâkır'dan, o da babasından, o da İmam Hüseyin'den, o da babası Hz. Ali'den şöyle rivayet etmiştir. Resulüllah buyurdu ki: "Ali b. Ebi Tâlib, Allah'ın ve Benim halifemdir. Allah'ın ve Benim hüccetimdir. Allah'ın ve Benim kapımdır. Allah'ın ve Benim seçtiğimiz kimsedir. Allah'ın ve Benim habibimdir. Allah'ın ve Benim dostumdur. Allah'ın ve Benim kılıcımdır. O Benim kardeşim, arkadaşım, vezirim, vasimdir, O'nu seven Beni sevendir. Ve O'na buğzeden Bana buğzedendir. O'nun dostu Benim dostumdur. Ve O'nun düşmanı, Benim düşmanımdır. O'nun eşi, Benim kızımdır ve O'nun evlatları Benim evlatlarımdır. O'nun savaşı Benim savaşımdır, O'nun sözü, Benim sözümdür. Ve O'nun emri Benim emrimdir, o vasilerin efendisi ve ümmetlerin en hayırlısıdır."446 444 1001 Hadis Işığında İmam Ali, s. 263; Yenabiü'l Mevedde s. 85; İhkakü'l Hak c. 4, s. 264 445 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 264; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s.155 446 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 264; Kenzü'l-Fevaid s.185; Biharü'l Envar c. 26, s.263; İhkakü'l Hak c. 4, s. 197; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 57
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (68)

    310- Resulüllah buyurdu ki: "Ya Ali, Sen Benim vasim ve halifemsin. Senin emrin, Benim emrim ve Senin nehyin, Benim nehyimdir. Beni nübüvvete seçen ve yaratıkların en üstünü kılan (Allah'a) and olsun ki, Sen Allah'ın yaratıklarına hücceti, vahyinin emini ve kullarına halifesisin. Sen her müslümanın mevlâsı, her mü'minin imamı ve her müttakinin önderisin. Senin velayetinle Benim ümmetim merhume (merhamet edilmiş) bir ümmet oldu ve Senin düşmanlığınla muhalif fırka mel'un oldu. Benden sonraki (gerçek) halifeler onikidir. Onların ilki Sen ve sonuncusu da Kaim'dir ki Allah O'nunla yeryüzünün doğularını ve batılarını fethedecektik."447 311- Selman-ı Farisi'den nakledilen bir hadiste şöyle geçmektedir. Resulüllah buyurdu: "Ümmetimin en bilgilisi, Ali b. Ebi Tâlib'dir. Ve Benim vasimdir."448 312- A'meş, İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da babalarından, onlar da Hz. Emirü'l-mü'minin Ali'den Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmişlerdir: "Ya Ali, Sen Benim kardeşim, vârisim, vasimsin. Seni seven, Beni sevendir, Sana buğzeden, Bana buğzedendir. Ya Ali, Ben ve Sen bu ümmetin iki babasıyız. Ya Ali, Ben Sen ve Senin evlatlarından olan imamlar, dünyada efendiler ve ahirette padişahlarız, Bizi tanıyan, Allah (azze ve celle)'yi tanır ve Bizi inkar eden Allah (azze ve celle)'yi inkar etmiş olur."449 313- "Ey Allah'ın kulları, Benim kardeşim ve vasim olan Ali b. Ebi Tâlib'e Allah'ın emriyle uyun."450 447 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 265; Esrarü'ş-Şehade s. 241 448 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 265; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 239 449 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 265; Yenabiü'l-Mevedde s. 123 450 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 266; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 152
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (69)

    314- Resulüllah buyurdu ki: "Ya Ali, hayatımda da, vefatımdan sonra da Sen ümmetime Benim halifemsin. Şeys Adem'e, Sam Nuh'a, İsmail İbrahim'e, Yuşa Musa'ya, ve Şem'ün İsa'ya nasıl ise Sen Bana öylesin. Ya Ali Sen Benim vasim ve vârisimsin. Ya Ali, Sen mü'minlerin emiri, Müslümanların imamı, yüzü akların önderi ve muttakilerin reisisin."451 315- Resulüllah buyurdu ki: "Allah sizin Rabb'iniz, Muhammed sizin peygamberiniz ve Ali de sizin hidayetçinizdir. Benden sonra Benim vasim ve halifem de O'dur."452 316- Resulüllah'ın Hz. Ali'ye işaret ettiği ve O'nun elini tuttuğu halde şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Bu, Benden sonra sizin aranızdaki halifemdir. O halde O'nu dinleyin ve itaat edin."453 317- İbn-i Abbas'tan şöyle nakledilmiştir: Allah Resulü bir gün Kuba Mescidi'nde Ensar'ın da yanında toplandığı bir sırada Hz. Ali'ye hitaben şöyle buyurdu: "Ya Ali, Sen Benim kardeşimsin, Ben de Senin kardeşin. Ya Ali, Sen Benim vasim, halifem ve Benden sonra ümmetimin imamısın; kim Seni severse, Allah'ı sevmiştir, kim Sana düşman olursa, Allah'a düşman olmuştur. Sana buğzeden, Allah'a buğzetmiştir; Sana yardım eden, Allah'a yardım etmiştir; Seni yalnız bırakıp Senden ayrılan, Allah'tan ayrılmıştır."454 318- Selman-ı Farisi diyor ki: 451 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 267; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 63 452 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 267; İsbatül-Hüdat c. 2. s. 48 453 1001 Hadis Işığında İmam Ali s. 267; İhkaku'l Hak c. 4, s. 297 454 El-Emali, Şeyh Sâduk s. 288
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (70)

    Ben, vefat edeceği sırada, Allah Resulü'nün yanına gitmiştim. Bir ara Allah Resulü şöyle buyurdu: "Ali b. Ebi Tâlib, geride bıraktıklarımın en faziletlisidir."455 319- İmâm Câfer-i Sâdık, babaları kanalıyla Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ali b. Ebi Tâlib, Benim vasim, vârisim, halifemdir."456 320- İmam Muhammed Bâkır'dan şöyle nakledilmiştir: "Kıyamet günü olduğunda bir münadi Arş'ın bağrından şöyle seslenecektir: "Allah'ın yeryüzündeki halifesi nerededir?" Davud Peygamber ayağa kalkacaktır. Allah (azze ve celle)'den şöyle nida gelecektir: "Gerçi Sen Allah'ın halifesisin ama Biz Seni kastetmemiştik." Sonra münadi, "Allah'ın yeryüzündeki halifesi nerededir?" diye tekrar nida edecek. Bu sefer Mü'minlerin Emiri Ali b. Ebi Tâlib ayağa kalkacaktır. O sırada Allah (azze ve celle) tarafından şöyle nida edilecek: "Ey yaratılmışlar topluluğu, bu, Allah'ın yeryüzündeki halifesi ve kulları üzerindeki hücceti olan Ali b. Ebi Tâlib'dir. Kim dünya yurdunda O'nun ipine tutunmuşsa, bugün de O'nun ipine tutunsun, O'nun nurundan aydınlansın ve Cennetin yüce mertebelerine gitmek için O'nu izlesin." İmâm Bâkır şöyle devam etti: "Dünyada O'nun ipine tutunmuş pek çok insan, ayağa kalkıp Cennete doğru O'nu takip edecektir."457 321- Emirü'l-mü'minin Ali'den şöyle nakledilmiştir: 455 Bihârü'l Envar, c. 38, s. 16 456 İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 162 457 Keşfû'l-Gumme Dâd-ü Âvâ baskısı s. 139; İrşadü'l-Kulûb s. 236; El-Emali, Şeyh Tusi c. 1, s. 98; Biharü'l Envar c. 38, s. 153
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (71)

    "Ben Resulüllah'ın sizin aranızdaki halifesi, sizi dininizin sınırları içinde tutmakla görevli olan ve sizi "Cennetü'l-Me'va'ya davet eden kimseyim."458 322- Abdullah b. Ömer'e, "Resulüllah'tan sonra insanların en üstünü kimdir?" diye sorduklarında şöyle dedi: "Resulüllah'tan sonra insanların en üstünü o kimsedir ki Resulüllah'a helal olan O'na da helaldi. Resulüllah'a haram olan O'na da haramdı." Râvi diyor ki: "O kimdir?" diye sorduğumda İbn-i Ömer şöyle devam etti: "O, Ali'dir..." Hz. Peygamber mescide açılan bütün kapıları kapattı. Bir tek Ali'nin kapısını açık bıraktı ve O'na şöyle buyurdu: "Bu mescitte Benim için tanınan (hak ve ruhsatlar) Senin için de geçerlidir. Bana caiz olmayan Sana da caiz değildir. Sen Benim vârisim ve vasimsin. Borcumu ödeyecek, vaadimi yerine getireceksin. Ve Benim sünnetim üzere savaşacaksın. Beni sevdiğini iddia edip de Sana düşmanlık besleyen kimse yalancıdır."459 323- Resulüllah buyurdu ki: "Hiç kuşkusuz Allah beni Peygamber, Ali'yi de vasi kılmıştır."460 324- Resulüllah buyurdu ki: "Hiç kuşkusuz Allah Teâlâ'nın yüz yirmi dört bin peygamberi vardır ki, Ben onların efendisi ve Allah (azze ve celle) katında en faziletli ve en değerli olanıyım. Her peygamberin de bir vasisi vardır ki, Allah'ın emriyle onu kendisine vasi kılmıştır. Benim vasim ise şüphesiz Ali b. Ebi Tâlib'dir. O da vasilerin efendisi ve Allah (azze ve celle)'nin katında onların en faziletlisi ve en değerlisidir."461 325- İmam Ali er-Rıza, babası İmam Musa Kâzım'dan, o da babası İmam Câfer Sâdık'tan, o da babası İmam Muhammed Bâkır'dan, o da babası İmam Zeyne'l-Abidin'den, o da babası 458 Gurerü'l-Hikem c. 1, s. 282 459 Meğazîlî, Menakıb-u Ali b. Ebi Tâlib, s. 261 460 İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 159 461 Men la Yahzurhü'l-Fakih, c. 4, s. 132
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (72)

    İmâm Hüseyin'den, o da Hz. Emirü'l-mü'minin İmam Ali b. Ebi Tâlib'den, O da Hz. Peygamberden şöyle nakletmiştir: "Allah (azze ve celle) yüz yirmi dört bin peygamber yaratmıştır ki Ben Allah katında onların en değerlisiyim. Bununla da övünmüyorum. Yine Allah (azze ve celle) yüz yirmi dört bin vasi yaratmıştır ki Ali, Allah katında onların en değerlisi ve en faziletlisidir."462 326- Mus'ab b. Sa'd, babasından şöyle nakletmektedir: "Resulüllah, Tebûk'e doğru yola çıktı ve (Medine'de) yerine Ali'yi vekil olarak bıraktı. Hz. Ali, `Beni kadınlar ve çocuklar arasında mı bırakıyorsun?' dediğinde şöyle buyurdu: Harun'un Musa yanında sahip olduğu makama, Sen de Benim yanımda sahip olmak istemez misin? Ancak Benden sonra peygamber yoktur."463 327- Said b. Museyyeb, Hz. Ali'den rivayetle Resulüllah'ın Tebûk Gazvesi'nde kendisine hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Seni ehlim arasında halifem olarak bıraktım." Ben, "Ey Allah'ın Nebisi, kendinden sonra mı halife olarak bırakıyorsun?" dediğimde şöyle buyurdu: "Harun'un Musa yanında sahip olduğu makama Sen de Benim yanımda sahip olmak istemez misin? Yalnız (onlarla bizim aramızdaki fark şu ki) Benden sonra peygamber yoktur."464 328- İbn-i Abbas Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Sizler, Ali'nin velayeti altında olduğunuz müddetçe asla yolunuzu şaşmaz ve helâk olmazsınız ama O'na muhalefet ederseniz (farklı) yollar ve nefsanî hevesler sizi yolunuzdan saptırıp, şaşkınlığa sürükler... O halde Allah'tan korkun; hiç kuşkusuz Allah'ın ahdi Ali b. Ebi Tâlib'dir."465 462 El-Emâli, Şeyh Sâduk s. 196; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 58; Menakıb-u Ali b. Ebi Tâlib c. 3, s.47 463 İhkâku'l Hak c. 5, s. 149; Sahih-i Müslim c. 15, s. 76; Biharü'l Envar c. 37, s. 264; Sahih-i Tirmizi c. 13, s. 371; Camiü'l-Ahadis, Suyuti c. 16, s. 263; Et-Tâc c. 3, s. 295 464 İhkâkü'l Hak c. 5, s. 198 465 İhkâkü'l Hak c. 6, s. 57
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (73)

    329- Hz. Ali'den Resulüllah'ın kendisine hitaben şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Bil ki (Ey Ali) hem Sen imtihan edileceksin, hem de Seninle (başkaları) imtihan edileceklerdir. Şunu bil ki, Sana uyan kimseyi, Sen hidayet edensin; kim de Senin yoluna muhalefet ederse kıyamet gününe kadar dalalette kalacaktır."466 330- Abdullah İbn Ömer'in naklettiğine göre, Resulüllah Hz. Ali'ye hitaben şöyle buyurdu: "Ya Ali, Sana kim muhalefet ederse Bana muhalefet etmiştir, Bana muhalefet eden ise Allah'a muhalefet etmiştir."467 331- Resulüllah Hz. Ali'ye hitaben: "Ya Ali, Senden öne ancak (hakkın üzerini) örtmeye çalışan kimse geçmeye çalışır. Senden ancak (hakkın üzerini) örtmeye çalışan geride kalır. Sen, Allah'ın kulları arasındaki nuru ve hüccetisin. Sen, Allah'ın düşmanlarına çekilmiş kılıcı ve peygamberlerinin ilimlerinin vârisisin... Sen Allah'ın yüce kelimesi ve en büyük ayetisin. Allah, imanı ancak Senin velayetinle kabul eder."468 332- Resulüllah, Hz. Ali'ye hitaben: "Ya Ali, Benden sonra, Senden öne ancak (hakkın üzerin) örten kimse, geçmeye çalışır. Hiç kuşkusuz göklerin ehli Sana `Emirü'lmü'minin' derler."469 333- Emirü'l-mü'minin Ali buyuruyor ki: "Kıyamet gününde (düşmanlarını) dava etmek için Allah'ın huzurunda ilk diz çökecek kimse Benim."470 466 İhkâkü'l Hak c. 6, s. 57 467 Biharü'l Envar c. 38, s. 30 468 Esrarü'ş-Şehade s. 241 469 İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 284; Keşfü'l-Yakîn s. 278 470 Tarih-i Dimeşk İbni Esakir, Hz. Ali'nin Hayatı bölümü, c. 1, s. 120
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (74)

    334- Resulüllah buyurdu ki: "Kim Benden sonra Ali'nin imametini bilerek inkâr ederse, Benim nübüvvetimi inkâr etmiştir, kim de Benim nübüvvetimi bilerek inkâr ederse Allah'ın rubûbiyyetini inkâr etmiştir."471 335- Resulüllah buyurur ki: "Ya Ali, kim Seni ve Senin zürriyetinden olan mutahhar (imamlardan) bir tanesini inkâr ederse, hiç kuşkusuz Beni inkâr etmiş olur."472 336- Abdullah b. Abbas, Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Kim Benden sonra Ali'nin imametini inkâr ederse, Benim hayatımda Benim nübüvvetimi inkâr eden kimse gibi olur. Kim de Benim nübüvvetimi inkâr ederse Aziz ve yüce Rabb'inin rubûbiyyetini inkâr enden kimse gibi olur."473 337- Muhammed b. Fazl, İmam Ali er-Rıza'nın babaları kanalıyla, Allah Resulü'nden şöyle rivayet ettiğini nakleder: "Ya Ali, Sen ve Senden sonraki (diğer) imamlar Allah'ın kullarına hücceti ve yaratıkları arasında nişanelerisiniz. Kim, sizden bir tanesini bile inkâr ederse, aslında Beni inkâr etmiştir. Kim de sizden birisine karşı gelirse aslında Bana karşı gelmiştir. Size cefa eden, Bana cefa etmiştir. Kim sizinle ilişki kurarsa, Benimle kurmuştur. Kim size itaat ederse, Bana itaat etmiştir. Kim size dost olursa, Bana dost olmuş ve kim size düşmanlık yaparsa Bana düşmanlık yapmıştır. Zira hiç şüphesiz sizin hepiniz Bendensiniz. Benim tıynetimden yaratılmışsınız, Ben de sizdenim."474 338- Hüseyin b. Ebi Alâ diyor ki; İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle duydum: "Eğer bütün yeryüzü halkı, Emir'ül-mü'minin'i (hakkı bildikle471 Biharü'l Envar c. 27, s. 61 472 Avâli'l-Liali c. 4, s. 85 473 Biharü'l-Envar c. 38, s. 109; El-Emâli, Şeyh Sâduk s. 522; İsbatü'l-Hüdât c. 2, s. 7 474 İsbâtü'l-Hüdat c. 1, s. 519
  • HZ. ALİ İLE İLGİLİ HADİSLER (75)

    ri halde) inkâr etmiş olsaydı, Allah hepsine topyekûn azap eder ve (Cehennem) ateşine sokardı."475 339- Resulüllah buyurdu ki: "Kim, ashabımdan herhangi birisini Ali'den üstün tutarsa, hakkın üzerine perde çekmiştir."476 340- Ebuzer-i Gifâri Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kimseyi Ali'ye tercih konusu yapmayın ki, hakkın üzerini örtenlerden olursunuz. Kimseyi de O'ndan üstün saymayın ki gerisin geriye dönenlerden olursunuz."477 341- Said b. Tarîf, İmam Muhammed Bâkır'dan Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Bilin ki, Cebrail Bana geldi ve şöyle dedi: Ey Muhammed, Rabb'in Seni, Ali b. Ebi Tâlib'in sevgisine ve velayetine emrediyor."478 342- Musa b. İsmail babasından, o da dedesinden, o da babası İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da babası Muhammed Bâkır'dan, o da Câbir b. Abdillah'dan Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Cebrail, Allah indinden Bana gelerek yeşil bir yaprak getirdi. O yaprağın üzerinde beyaz bir yazıyla şöyle yazılıydı: Hiç kuşkusuz Ben Ali b. Ebi Tâlib'in muhabbetini, yarattıklarıma farz kıldım. O halde bunu onlara ilet."479 343- İmam Hüseyin, Sa'd b. Ubâde'ye dayandırarak Resulüllah'tan şöyle nakletmektedir: 475 İkâbü'l-A'mâl s. 249 476 El-Emâli, Şeyh Sâduk s. 522; İsbatü'l-Hüdat c. 2, s. 71; Envârü'l-Hidaye s. 137; Biharü'l Envar c. 38, s. 14; Gâyetü'l-Merâm s. 454 477 Biharü'l Envar c. 38, s. 14; El-Emali, Şeyh Tûsi c. 1, s. 153 478 Besârü'd-Derecât s. 74 479 İhkâkü'l Hak c. 7, s. 187; Biharü'l Envar c. 39, s. 297